ANLAMLARI YANLIŞ BİLİNENLER


NEFS 

YANLIŞ: Arzularımızı kontrol eden şey veya bütün arzularımız. 

DOĞRU: Bilinç, kişilik, varlık türü anlamlarına gelir.


RUH 

YANLIŞ: Bedenin içinde bulunan, hayaletimsi şey. 

DOĞRU: Kuran’da; "bilinç/vahiy/tanrısal bilgi/bilgi aktaran melek" anlamlarında kullanılmıştır. Ayrıca ruh kavramının tam olarak algılanamayacağı bildirilmiştir. 

17:85  Sana ruhtan sorarlar. De ki: “Ruh Efendimden gelir. Size verilen bilgi ise pek azdır.”


ESTAFURULLAH 

YANLIŞ: “Yok canım, olur mu öyle şey…” anlamında kullanılır. 

DOĞRU: “Tanrı affetsin.” demektir.


EYVALLAH 

YANLIŞ: “Görüşürüz” veya “Teşekkürler” gibi anlamlarda kullanılır. 

DOĞRU: “Tanrı’ya yemin ederim ki öyle/Aynen öyle/Tamamdır anlamlarına gelir.


ELHAMDÜLİLLAH 

YANLIŞ: Tanrı’ya teşekkür etmek için kullanılır. 

DOĞRU: Teşekkür değil, övgüdür. Anlamı “Asıl övgü Tanrı’ya” dır.


MAŞALLAH 

YANLIŞ: Nazar değmemesi için söylenen ‘sihirli’ kelimedir. 

DOĞRU:Tanrı’nın bağışıdır/Tanrı böyle istemiştir” demektir.


SELAMUN ALEYKÜM 

YANLIŞ: Tanrı’nın selamıdır. 

DOĞRU:Selam/barış/esenlik üzerine olsun.” demektir.


KIYAMET 

YANLIŞ: Dünya’nın veya evrenin sonu. 

DOĞRU: Kuran, yaşadığımız evrenin çöküşünü “O AN/SAAT” olarak tanımlar (33:63). Kıyamet “diriliş demektir; yani mevcut evren(ler)in çöküşünden sonraki başlangıçtır (23:16).


MÜSLÜMAN VE MÜMİN

YANLIŞ: Müslüman ve Mümin aynı şeylerdir. 

DOĞRU: "Müslüman" kelime anlamıyla “teslim olan” demektir. Yani Müslüman olmak Tanrı’ya teslim olmaktır, İslam’ı benimsemektir. 

Mümin kelime anlamıyla “iman eden/inanan/güvenilen” anlamına gelir. Mümin olmak, Tanrı’ya bir ihtimalmiş gibi teslim olan değil; O’nun varlığını aklı ve vicdanı ile delillendirmiş, inancını kesin bir güvene çevirmiş olandır. 49:14 ayeti, mümin ile müslüman arasındaki farkı anlatır… 

49:14 Araplar: “İman ettik.” dediler. De ki: “Siz iman etmediniz. Ancak ‘Müslüman’ olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir… 

Müminsen/inanmışsan/gerçeği biliyorsan da kurtuldun diye bir şey yoktur; yaşamla test vardır. 

29:2 İnsanlar, sadece "İnandık” demeleriyle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyor?


ŞEHİT 

YANLIŞ: Terörist tarafından öldürülen polis veya asker. 

DOĞRU: Türkçede “şahit” anlamına gelir. Hak/gerçek/pozitif/iyi/erdem/Tanrı yolunda bir değeri/olayı savunan, ona tanık olan veya onun için mücadele ederken öldürülen/ölen kişidir. Bu kişi, yargı günündeki şahitlerdendir.

40:51 Biz elçilerimize ve gerçeği onaylayanlara bu dünya hayatında ve tanıkların (şehitlerin) duruşmalarda bulunacakları günde yardım ederiz.


ANT OLSUN/YEMİN OLSUN 

Tanrı, Kuran’da “yemin olsun/ant olsun” diyerek kendi kendine yemin etmez. Bu yeminler, “dikkat et/düşün/araştır” anlamlarında kullanılır (89:5). 

89:1 Andolsun tan vaktine,

89:2 On geceye,

89:3 Çifte ve teke,

89:4 Ve geçmekte olan geceye.

89:5 Zeka sahipleri için bunlar birer yemin değil midir?