KURBAN


Her sene “Kurban Bayramı” adı altında milyonlarca hayvanın öldürülmesi, sokakların ve denizlerin kana bulanması Tanrı’nın emri değildir! 

Kurban Kâbe’ye gönderilir(di). 

22:33 Onları o Tarihi Eve bağışlamadan önce, onlardan belli bir süre yararlanırsınız. 

Kurbanın Kâbe’ye gönderilme sebebi; ziyaretçilerin (umrecilerin) veya avlanma yasaklı konferansçıların (hacıların) karınlarını doyurmalarını sağlamaktır. Yani bu ibadetin amacı hayvan öldürmek değil, hayvanı pozitif bir amaç uğruna ‘kurban’ etmektir. 

Kurban üç durumda istenmiştir; 

  • Hac/konferans veya umre/ziyaret için yola çıkıp, bir sebepten dolayı gidemezsen; en azından yanında götürdüğün hayvanı gönderirsin. Yanii kendin Kâbe’ye varamasan da Kâbe’dekilere bir yararın dokunur…

2:196 Hac ve umreyi Tanrı için tamamlayın. Engellenirseniz, kolayınıza gelen bir kurban yeterlidir

  • Hac zamanı dışında Kâbe’ye gitme fırsatı bulursan (umre/ziyaret yaparsan).

2:196 …her kim Hac zamanına kadar umreden yararlanırsa, kolayına gelen bir kurban göndermeli. Bunu yerine getiremiyenler, hac anında üç gün, ve döndükten sonra da yedi gün olmak üzere toplam on gün oruç tutmalı. Bu, ailesi Kutsal Mescid civarında oturmayanlar içindir. Tanrı’yı dinleyin ve bilin ki Tanrı’nın azabı çetindir.” 

  • İhramlı/yasaklı durumdayken avlanırsan. (Hacılara/konferansçılara konulan av yasağının amacı: Kâbe civarındaki hayvan popülasyonunu korumaktır.) 

5:96 İnananlar, ihramdayken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim kasden onu öldürürse cezası, aranızdan iki adaletli kişinin kararlaştıracağı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kabe’ye göndermesidir. Yahut ceza olarak, yoksulları doyurması ya da buna denk oruç tutması gerekir… 

*Not: Şimdiki dönemde kurban lazım değildir! Dünya üzerinde, tonla hazır et bulunmaktadır. Hazır olan etin alınması; yeni bir hayvanın kesilmesinden daha “hayırlı” bir iştir.

22:37 Tanrı'ya ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O'na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır. Onları böylece sizin hizmetinize vermiştir ki, sizi doğruya ulaştırdığı için Tanrı'nın büyüklüğünü anasınız.


ADAK KURBAN 

Kültürlerde yoğun olarak uygulanan; yeni alınan mal-mülk veya yeni doğan çocuk için kurban kesmek Tanrı’nın emri değildir! 

Bu davranışı uygulayanın felsefi düşüncesi “Ben nimetlendim, başkaları da nimetlensin” olabilir; ancak bu bir hayvanı kurban edip, etini dağıtma zorunluluğu yaratmaz. Kurban kesmek yerine; muhtaç insanlar için yemek verebilir veya mal/para bağışlanabilir.


KURBAN NASIL KESİLİR, KİMLER YİYEBİLİR? 

Hayvanın iyi yolda/Tanrı rızasında kurban edileceği ilan edilir. Kurban etini herkes yiyebilir, fakat özellikle yoksullarla paylaşılmalıdır. 

22:36  Biz o büyükbaş hayvanları da sizin için Tanrı’nın kutsallık nişanları arasına koyduk. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar sıralanmış halde ayakları üzerine dururken, üzerlerine Tanrı’nın ismini anın.Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin; isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. Tanrı o hayvanları sizin hizmetinize verdi ki, şükredebilesiniz.


İBRAHİM PEYGAMBERİN KURBAN OLAYI 

Toplumun çoğu, İbrahim peygamberin oğlunu kurban etme hikâyesini şu şekilde bilir: “Tanrı, İbrahim’e oğlunu kurban etmesini söyler ve tam kurban edecekken melekler gökten bir kurbanla gelir ve oğlu İsmail kurtulur.” Fakat işin aslı böyle değildir.

Tanrı, İbrahim peygambere oğlunu kurban etmesini söylemez! İbrahim, gördüğü rüyayı kendince yorumlar ve oğlunu kurban etmesi gerektiğini düşünür. Bu düşüncesini oğlu ile paylaşır ve teslimiyet dolu bir cevap alır. Tanrı, İbrahim ve İsmail’in teslimiyetlerini ‘dibine kadar’ gösterdikleri anda onlara müdahale eder/ettirtir. 

37:102-107  Onunla birlikte çalışma çağına varınca, “Oğlum” dedi, “Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?” “Babacığım” dedi, “Sana emredileni uygula. Tanrı dilerse beni sabırlı bulacaksın.” Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı. Kendisine, “İbrahim!” diye seslendik; “Sen rüyayı gerçekleştirdin. İşte biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz. Bu, hiç kuşkusuz apaçık imtihanın ta kendisiydi.” Ve biz ona fidye olarak büyük bir kurban verdik. 

Ayrıca; İbrahim’e müdahale eden denetçiler, kurban edilecek hayvan ile birlikte gökten inmemişlerdir. Nitekim denetçiler/melekler insan formuna dönüşebilir (19:17, 51:24, 15:61-62)…


KURBAN KONULU ÇEVİRİ HATALARI 

Kurban konusunda yapılan çeviri hataları da Kuran’ın kurban hakkında verdiği bilgilerin yanlış yorumlanmasına sebep olmuştur.

NUSUK

YANLIŞ ÇEVİRİ 

2:196  Haccı da umreyi de Tanrı için tamamlayın. Eğer engellenirseniz, kolayınıza gelen kurban yeterlidir. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. İçinizden hasta olan yahut başından rahatsızlığı bulunan oruç tutarak, sadaka vererek veya kurban keserek fidye yoluna gitsin… 

Çevirinin;“Eğer engellenirseniz, kolayınıza gelen kurban yeterlidir. Kurban, yerine varıncaya kadar…” kısmındaki kurban kelimelerinin orjinali “hedy” iken, fidye olarak bahsedilen kurbanın orjinali “nusuk” tur. Ancak “nusuk” kelimesi; “ibadet/ibadet etmek/Tanrı’ya yönelmek” anlamına gelir. 

DOĞRU ÇEVİRİ 

2:196  Haccı da umreyi de Tanrı için tamamlayın. Eğer engellenirseniz, kolayınıza gelen kurban yeterlidir. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. İçinizden hasta olan yahut başından rahatsızlığı bulunan oruç tutarak, sadaka vererek veya başka bir ibadetle fidye yoluna gitsin… 

Yani eğer kurban göndermişsen ve saçlarını traş etmek zorundaysan sadaka vermek, oruç tutmak veya başka bir ibadet yapmak yeterlidir. “Nusuk” kelimesinin başka bir çeviri hatası da 6:162 ayetinde yapılmıştır. Buradaki “nusuk” kelimesi de “kurban” değil, “ibadet” anlamına gelir.

YANLIŞ ÇEVİRİ 

6:162 De ki: “Benim namazım, kurbanlarım, hayatım, ölümüm alemlerin Efendisi olan Tanrı içindir.”

DOĞRU ÇEVİRİ 

6:162 De ki: “Benim namazım, ibadetlerim, hayatım, ölümüm alemlerin Efendisi olan Tanrı içindir.”

 VENHAR

Kevser Suresi’nde geçen “venhar” kelimesi çoğu mealde; “kurban kes” olarak yanlış çevrilmiştir. “Nahr” kelimesinden türeyen “venhar” kelimesi; “kesmek/boğazlamak” gibi anlamların yanı sıra “göğüs germek/karşılamak/katlanmak anlamlarına gelir. 

YANLIŞ ÇEVİRİ 

108:1-3 Şüphesiz, biz sana bolca nimetler verdik. Öyleyse Efendin için namaz kıl ve kurban kes. Kuşkun olmasın ki asıl mahvolacak olanlar, sana kin duyanlardır! 

DOĞRU ÇEVİRİ 

108:1-3 Şüphesiz, biz sana bolca nimetler verdik. Öyleyse Efendin için namaz kıl ve göğüs ger/katlan. Kuşkun olmasın ki asıl mahvolacak olanlar, sana kin duyanlardır! 

Yani Tanrı, sıkıntılı/üzüntülü durumda olan Muhammed peygambere “kalk kurban kes” değil; “göğüs ger/katlan” demiştir.