KUTSAL EV


Kutsal Ev, İslam dininin hac merkezi ve kıblesidir. İlk Ev, Kâbe ve Kutsal Mescit olarak da nitelenir (3:96, 5:97, 2:144). En popüler ismi “çıkıntı/yükselti/tepe” anlamlarına gelen Kâbe’dir. (Kâbe’nin “küp anlamına geldiği iddia edilse de Kuran bu iddiayı çürütür. 5:6 ayetinde topuk/topuk kemiklerinden bahsedilirken “el-ka’beyni” kelimesi kullanılır.) 

Kutsal Ev Bakka’dadır.

3:96  Şüphesiz, insanlar için kurulan İlk Ev, tüm halklara bir hidayet kaynağı olan Bakka’daki kutlu evdir. 

Kimileri Bakka isminin, Mekke’nin antik ismi olduğunu savunsa da bu iddianın hiçbir delili yoktur. İbrahim, Lut ve Muhammed peygamberlerin hayat hikâyeleri, Kuran’ın işaretleri ve arkeoloji Kutsal Ev’in Kudüs’te olduğunu kanıtlar

3:97 Orada apaçık işaretler var… 

*İnanan birisi için, peygamberlerin ve geçmiş kavimlerin hayat hikâyelerine dair en güvenilir kaynak Kuran olmalıdır. 

12:3 Sana bu Kuran'ı vahiy ederek, sana en güzel anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.


İBRAHİM’İN HİKÂYESİ

İbrahim, yaşadığı bölgede putperestlik hâkim olmasına rağmen rasyonel sorgulamalar sonucu Tek Tanrı’ya inanır. 

6:76 Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, “Budur benim Efendim!” dedi. Batınca, “Ben batanları sevmem” dedi. Ay'ı doğarken görünce, “Budur benim Efendim!” dedi. Batınca da, “Efendim bana doğru yolu göstermezse sapıtanlardan olurum” dedi. Güneşi doğarken görünce, “Budur benim Efendim. Bu, daha büyük!” dedi. O da batınca: “Ey halkım, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi. Ben yüzümü tümüyle, gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben ortak koşanlardan değilim. 

Başta babası olmak üzere, insanları putperestlikten vazgeçiremeyince göç etmeye karar verir. Lut da İbrahim’e inanır ve birlikte göç ederler. 

37:99 Dedi ki, “Ben Efendime gidiyorum; O bana yol gösterir.” 

19:48 "Sizden ve Tanrı dışında yalvardıklarınızdan ayrılıyorum. Ben Efendime yalvarıyorum. Umarım ki Efendime yalvarmakla bahtsız olmam.“ 

29:26 Bunun üzerine Lut onu onayladı ve "Ben Efendime göç ediyorum. Kuşkusuz O üstündür, bilgedir.” dedi. 

İbrahim, Bakka’ya yerleşir.

22:26 İbrahim'i Ev'in mekânına yerleştirmiştik

İbrahim rüyasında oğlu İsmail’i boğazladığını görür. Rüyasını kendince yorumlar ve “Tanrı oğlumu kurban etmemi istiyor!” diye düşünür. Bu düşüncesini oğlu ile paylaşır ve teslimiyet dolu bir cevap alır. 

37:102 Onunla birlikte çalışma çağına varınca, “Oğlum” dedi, “Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?” “Babacığım, sana emredileni uygula. Tanrı dilerse beni sabırlı bulacaksın.” dedi. 

*37:102 ayetinin başında “onunla birlikte çalışma çağına varınca” denilmesiyle; İbrahim ile İsmail’in henüz Kutsal Ev’i inşa etmedikleri, ancak İsmail’in artık çalışmaya hazır olduğu vurgulanır.

37:103 Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı. 

Böylece İbrahim, Tanrı istedi diye çocuğundan; İsmail ise canından vazgeçebilecek seviyedeki teslimiyetlerini fiili olarak gösterir. İsmail’in kurban edileceği anda İbrahim’e müdahale edilir; rüyanın emir değil, bir test olduğu açıklanır.

37:104-108 Kendisine, “İbrahim!” diye seslendik; “Sen rüyayı gerçekleştirdin. İşte biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz. Bu, hiç kuşkusuz apaçık imtihanın ta kendisiydi.” Ve biz ona fidye olarak büyük bir kurban verdik. Sonrakiler için onun tarihini koruduk. 

İbrahim ve İsmail bulundukları yere Kutsal Ev’i inşa ederler. Burayı tapınak, hac ve umre yeri ilan ederler. 

2:127  İbrahim, İsmail ile birlikte Ev'in temellerini yükseltiyor: “Efendimiz, bizden kabul et, şüphesiz sen İşitensin, Bilensin.” 

22:26  İbrahim'i Ev'in mekânına yerleştirmiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak etme. Evimi de ziyaretçiler, orada yerleşenler, rüku ve secde edenler için temizle.” 

22:27 İnsanlar için de haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse derin vadilerden gelerek, yorgunluktan incelmiş binitler üzerinde sana ulaşsınlar. 

*22:27’deki “derin vadilerden gelerek” ifadesi, hac yerinin yüksekte bir yerde olduğunu gösterir.

Kutsal Ev, tıpkı İsmail’in öldürüleceği anda gönderilen kurbanlık gibi tüm kurbanlıkların varış yeridir. 

2:196  Haccı ve umreyi Tanrı için tamamlayın. Engellenirseniz kolayınıza gelen bir kurban gönderin… 

2:196 …Güven ortamında, her kim hac zamanına kadar umreden yararlanırsa, kolayına gelen bir kurban göndermeli… 

5:95 Sizden kim kasten onu öldürürse cezası, aranızdan iki adaletli kişinin kararlaştıracağı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kâbe'ye göndermesidir… 

Tanrı, İbrahim’in teslimiyetini gösterdiği yere İbrahim’in makamı der.

3:97 Orada apaçık işaretler var, İbrahim'in makamı vardır orada. Oraya giren, güvene ermiş olur 

2:125 Ev'i halk için bir odak noktası ve bir güven yeri kıldık. İbrahim'in makamını bir namaz yeri olarak kullanın… 

İbrahim, soyundan bazılarını Kutsal Ev’in civarına yerleştirir. 

14:37 “Efendimiz, ben soyumdan bazılarını, Kutsal Ev'inin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim, onlar namazı gözetsinler diye.” 

İbrahim’in hikayesindeki ipuçları şunlardır; 

  • İbrahim ve Lut beraber göç etmişlerdir (29:26).

  • İbrahim Bakka’ya yerleşmiştir (3:96, 22:26).

  • Kutsal Ev’i, İbrahim ve İsmail birlikte inşa etmişlerdir (2:127).

  • Kutsal Ev'de İbrahim’in makamı vardır (3:97, 2:125).

  • Kutsal Ev, yüksekte bir yerdedir (22:27).

  • İbrahim, soyundan bazılarını Kutsal Ev’in civarına yerleştirmiştir (14:37). İbrahim’in soyundan İsmail, İshak ve Yakup İsrail halkını uyarmışlardır. Demek ki Kutsal Ev, İsrail-Filistin civarlarında olmalıdır.

LUT’UN HİKAYESİ 

Lut, İbrahim’e inanır ve birlikte göç ederler. 

29:26 Bunun üzerine Lut onu onayladı ve “Ben Efendime göç ediyorum. Kuşkusuz O üstündür, bilgedir.” dedi. 

İbrahim Kutsal Ev’in mekanına (Bakka), Lut ise zamanla sapıtan bir toplumun içine yerleşir.

22:26 İbrahim'i Ev'in mekanına yerleştirmiştik… 

29:28 Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: “Sizden önce hiç kimsenin işlemediği boyutta bir günahı işliyorsunuz. Siz erkeklerle cinsel ilişki kuruyor, yolları kesiyor ve toplantılarınızda her kötülüğü işliyorsunuz.” Halkının biricik karşılığı “Doğrulardan isen Tanrı’nın azabını getir bakalım” demeleri oldu. “Efendim, şu bozguncu topluluğa karşı bana zafer ver” dedi. 

Sapkın toplumun yok edileceği, İbrahim ve Lut’a bildirilir. 

29:31-33 Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyle vardıklarında, “Bu kentin halkını yok edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim oldu” dediler. Dedi ki, “Ama orada Lut var.” Onlar da, “Orada kimlerin bulunduğunu iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız, fakat karısı hariç; o geride kalacaklardandır” dediler. Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar yüzünden fenalaştı, daraldı. “Korkma, tasalanma dediler, biz seni de aileni de kurtaracağız. Ama karın hariç; o geride kalanlardan olmuştur.”

Lut’un sapıtan halkı yok edilir. 

15:74 Onun altını üstüne getirdik. Üzerlerine çamurdan yapılmış sert taşlar indirdik. 

Bu kent işlek bir yol üzerindedir. Araştırıp inceleyenler, aklını kullananlar ve azaptan korkanlar için kalıntılar bırakılmıştır. 

15:75-76 Bunda, inceleyip araştıranlar için dersler vardır. Ve o, yol üzerinde durmaktadır.   

29:35 Aklını kullanan bir toplum için apaçık bir ders olarak oradan bazı kalıntılar bıraktık. 

51:37 Acı azaptan korkacaklar için orada bir ders bıraktık. 

İnşası Musa’dan önceki zamanlara dayanan Antik Kral Yolu, Lut Gölü/Ölü Deniz çevresinde işlek yol olarak tanımlanabilecek tek yoldur. Ayrıca bu yolda Petra, Zoara, Karak ve Madaba gibi antik kentler bulunmaktadır. Bu bölge Tanrı’nın işaretlerine oldukça uyumludur! 

image
image

Lut’un hikâyesindeki ipuçları şunlardır;
 
  • Lut, İbrahim ile aynı bölgeye ancak farklı bir kente yerleşmiştir (29:28, 29:31-33).

  • Lut’un yaşadığı kent işlek bir yolun üzerindedir (15:75-77).

  • Lut’un yıkılan kentinden geriye kalıntılar bırakılmıştır (29:35, 51:37).

  • Lut ve İbrahim, birbirlerine yakın yerlerde yaşamışlardır. Dolayısıyla Bakka ve Lut Gölü birbirlerine yakın olmalıdır.

MUHAMMED’İN HİKÂYESİ 

Muhammed’in 569-571 yılları arasında (büyük ihtimalle 570) doğduğu tahmin edilir. Doğum yerinin Arabistan Mekke’si olduğu iddia edilse de bunun hiçbir delili yoktur. Kuran’dan peygamberin nerede doğduğu değil, elçilik görevine nerede başladığı ve nerelere elçilik yaptığı anlaşılır.

PEYGAMBER OLUŞU VE İLK YILLARI 

Peygamberliğinden önce hiçbir dinle alakası olmayan Muhammed, 609-611 yılları arasında (büyük ihtimalle 610) peygamber olur.

42:52 Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.

29:48 Sen daha önceki hiçbir kitabı okumuyordun ve onları elinle de yazmıyordun

Tanrı, büyük kentlere/başkentlere elçiler gönderir ve Muhammed peygamberi kentlerin anası ve etrafına göndermiştir. 

28:59 Efendin, toplumların merkezine/başkentlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz. 

6:92 Bu, kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir kitap olup kentlerin anasını ve etrafındakileri uyarman için indirilmiştir… 

42:7 Kentlerin anası ve çevresini uyarman için ve gerçekleşecek olan Toplanma Günü'ne karşı uyarman için Arapça Kuran'ı böylece sana vahiyediyoruz… 

Muhammed peygamberin elçiliği; paganlara odaklı olmuşsa da (34:43-44, 36:6) ilk uyarısını Yahudilere yapmıştır. 

2:40-41 İsrail çocukları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım; yalnız benden korkun! Yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimi onaylayın; ona karşı çıkanların ilki olmayın. Ayetlerimi değeri düşük şeylerle değişmeyin; sadece benden çekinin. 

Bu işaretler; Muhammed’in elçilik görevine kentlerin anası (Kudüs) ve çevresinde (Arabia Petraea) başladığını gösterir. 610 yılında Kudüs, Yahudiye eyaletinin başkentidir. Petra ise Arabia Petraea eyaletinin başkentidir. Ayrıca Muhammed, Lut’un yıkılan kentinde de bulunmuştur ve Petra-Kudüs-Lut Gölü aynı bölgede bulunur. 

37:133-138 Lut da elçilerden biriydi. Onu ve ailesini topluca kurtardık. Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç. Sonra diğerlerini yok ettik. Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin, ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız?

image
610

Muhammed’den önceki peygamberler de İslam/Teslimiyet/Barış dinini tebliğ etmişlerdir. Muhammed, karartılan dini tekrar tebliğ etmek için kutsal topraklara gönderilmiştir. (Elçilerin ölümlerinden sonra çıkan Hristiyanlık ve Musevilik, tıpkı Muhammed’in ölümünden sonra çıkan Sünnilik, Şiilik, Alevilik gibi öğretilerdir.) 

5:19  Kitap halkı! Elçiler arasındaki bir boşluk döneminden sonra size elçimiz gelmiş bulunuyor ve size gerçekleri anlatıyor ki “Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demeyesiniz. Oysa size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiş bulunuyor. Tanrı her şeye Gücü Yetendir. 

19:59  Onlardan sonra gelenler namazı yitirdiler ve heveslerine uydular. Nitekim, felakete uğrayacaklar. 

61:9  O, elçisini hidayet ve gerçek din ile gönderdi ki onu tüm dinlere üstün kılsın, ortak koşanlar hoşlanmasa da… 

Elçi göreve başladığında bu bölgede pagan Araplar, Hristiyanlar ve Yahudiler vardı. 

image
610-613

Tüm kitap halkına; var olan tek bir Tanrı’nın olduğunu ve tüm kitapların sonuncusu Kuran’ı tebliğ etmeye geldiğini söyledi. Kimisi Muhammed’in elçiliğini onayladı, kimisi inkâr etti. 

29:46-48 Zalim olanları hariç, kitap halkıyla en güzel bir biçimde tartışın ve “Bize indirileni onayladık ve size indirileni de onayladık. Bizim tanrımız, sizin de tanrınızdır. Biz sadece O'na teslim olduk” deyin… 

Ve elçi, insanları Kutsal Ev’e sokmayanları uyardı. Fakat inkâr ettiler ve istedikleri azabın haberini aldılar! 

8:31-35 Ayetlerimizi dinledikleri zaman, “İşittik” diyorlardı, “İstesek biz de bunun bir benzerini getiririz. Bu, geçmişlerin efsanelerinden başka bir şey değil.” Hatta, “Efendimiz, bu senden gelen bir gerçek ise, üstümüze gökten taşlar yağdır veya başımıza acıklı bir azap getir” diyorlardı. Sen onların arasında bulunduğun sürece Tanrı onlara azap edecek değildir. Onlar, bağışlanma dilerlerken de Tanrı onları cezalandıracak değildir. Başkalarını Kutsal Mescit'ten menederlerken neden Tanrı’nın azabını hak etmesinler? Oysa onlar onun koruyucuları değiller. Onun gerçek koruyucuları gerçeği onaylayanlardır; ancak çokları bunu bilmez. Onların, Ev'deki namazları hile ve menetmekten başka bir şey değil. İnkârınızdan dolayı azabı tadın. 

BASKI, ZULÜM VE GÖÇ 

Elçi, bu topraklarda baskı göreceğini ve buradan ayrılmasıyla bu topraklara azabın geleceğini öğrendi. 

8:33 Sen onların arasında bulunduğun sürece Tanrı onlara azap edecek değildir. Onlar, bağışlanma dilerlerken de Tanrı onları cezalandıracak değildir. 

17:76 Seni ülkeden çıkarmak için neredeyse seni zorla sürecekler. Bu takdirde senden sonra onlar da fazla kalmayacaklar

Peygamberliğinden kısa süre sonra - 611-614 yılları arasında - göç etti. (Geleneksel kabulde olduğu gibi 622 yılında göç etmedi. Ancak Medine’ye 622 yılında varmış olabilir.)

Elçinin ayrılmasıyla, azabın gelmesi çok uzun sürmedi. Sasaniler 614 yılında Kudüs’ü feth ederek; Bizanslıların Yahudiye ve Arabia Petraea eyaletleriyle beraber tampon devlet Gassanileri ele geçirdi. 

59:2 Kitap halkından inkârcı olanları ilk sürgün için ülkelerinden çıkaran O’dur. Onların çıkacağını hiç beklemiyordunuz. Kalelerinin kendilerini Tanrı’dan koruyacağını sandılar. Ancak Tanrı onlara ummadıkları bir yerden geldi ve kalplerine korku saldı. Böylece evlerini kendi elleriyle ve gerçeği onaylayanların elleriyle yıkıyorlardı. Ey görüş sahipleri ibret alınız. Tanrı onları ayrılmaya zorlamasaydı, bu dünyada cezalandıracaktı. Ahirette de onlara ateş azabı vardır. Çünkü onlar Tanrı’ya ve elçisine karşı geldiler. Kim Tanrı’ya karşı gelirse Tanrı’nın cezalandırması çetindir. 

47:13 Seni çıkaran yurdundan daha güçlü nice yurtlar vardı ki, biz hepsini helak ettik; hiçbir yardımcıları olmadı.

image
614

Muhammed ve takipçileri, mantıken Sasani-Bizans (Pers-Roma) savaşlarının olmadığı bölgeye -güneye- doğru göç ediyorlardı. Yıllarca süren göç boyunca birçok zorlukla karşılaşıldı ve son durak Medine/Yesrib oldu. 

8:26 Sayıca az olduğunuz, yeryüzünde ezilip horlandığınız ve insanların sizi kapıp kaçıracaklarından korktuğunuz zamanları hatırlayın. O size barınak sağladı, sizi yardımıyla destekledi ve güzel şeylerden size rızıklar verdi ki şükredesiniz. 

9:117 Tanrı, peygamberin, göç edenlerin ve yardım edenlerin tövbesini kabul etmiştir.

MEDİNE 

Muhammed’in Medine’ye anlattığı din/yasa/sistem halkın sempatisini kazandı. Medine LAİK ŞEHİR DEVLETİ haline geldi. Dileyen İslam’ı kabul etti, dileyen inkâr etti… 

2:256 Dinde zorlama yoktur… 

109:4-6 Ben asla sizin hizmet ettiğinize hizmet edecek değilim. Siz de benim hizmet ettiğime hizmet edecek değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana

42:48  Yüz çevririrlerse, biz seni onlara bir bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece bildirmektir. 

50:45  Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver. 

Medine halkından ve başka şehirlerden gelen bazı gruplar, İslam/Teslimiyet/Barış’ı kabul ettiklerini ve Muhammed peygambere desteklerini açıkladılar. Fakat Tanrı, onlardan bazılarının ikiyüzlü oldukları konusunda elçisini uyardı. 

63:1  İkiyüzlüler sana geldiklerinde, “Senin Tanrı elçisi olduğuna şehadet ederiz” derler. Tanrı senin kendi elçisi olduğunu bilir ve Tanrı ikiyüzlülerin yalan söylediğine de şehadet eder

49:14  Araplar “İnandık!” dediler. De ki: “Siz inanmadınız! İnanç kalbinize girinceye kadar, ‘teslim olduk/Müslüman olduk’ deyin. Tanrı’ya ve elçisine uyarsanız yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Tanrı Bağışlayandır, Rahimdir. 

49:17  Müslüman oldular diye seni minnet altında bırakmak istiyorlar. De ki: "Müslümanlığınızı başıma kakmayın. Aslında, sizi gerçeği onaylamaya ulaştırdığı için Tanrı sizi kendisine borçlu görür, eğer doğru kimselerseniz.” 

9:96-97 Kendilerinden hoşnut olasınız diye yemin ediyorlar. Onlardan hoşnut olsanız bile Tanrı yoldan çıkmış toplumlardan hoşnut olmaz. Araplar inkârcılıkta ve ikiyüzlülükte en aşırıdırlar. Tanrı’nın elçisine indirdiğini tanımamaya da en yakındırlar. Tanrı Bilendir, Bilgedir. 

9:101  Gerek çevrenizden ve gerekse şehir halkından olan Araplardan bazıları ikiyüzlüdür. İkiyüzlülükte küstahlaşmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliyoruz. Onları iki kat azapla cezalandıracağız ve sonra da büyük bir azaba uğratılacaklardır. 

Halka uygulanacak bir test için kıble ters yöne (kuzeybatıdan-güneydoğuya) çevrildi. Bu test ile ikiyüzlüler içindi… 

2:142-143  Halktan bazı düşünmeyenler: “Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da batı da Tanrı’nındır. O dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.” Böylece sizi açık fikirli bir toplum kıldık ki halkın arasında tanıklar olabilesiniz ve elçi de aranızda tanık olabilsin. Elçiye uyanlarla topukları üzerinde geriye dönenleri birbirinden ayırmak için eskiden yöneldiğin kıbleyi değiştirdik… 

Geçen süreç, gerçek kıblesinden olan Muhammed’in canını sıkmaya başladı. Zamanı gelince hoşnut olacağı yöne (gerçek kıblesi Kudüs’e) geri çevrildi. 

2:144  Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, hoşlanacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Kutsal Mescit'e çevir. Nerede olursanız olun yüzlerinizi o yöne çevirin… 

ASKERİ AMAÇ VE ROTA

Medine ve çevresinde Hristiyan, Yahudi ve pagan Arap kabilelerin tacizlerine karşı savaşlar yapıldı. (*Kuran’a göre; savaş açana, yurttan sürene, zulüm/baskı yapana, dini yok etmek isteyene karşı savaşılabilir ancak barış esas alınır (4:94, 2:190, 60:8-9, 4:90). 

Yani elçinin rotası, bütün Arapları fethetmek için Arabistan'ın güneylerine inmek değil; sürüldüğü topraklara (kentlerin anası ve civarına) geri dönmekti. İşte bu yüzden rotası, Kutsal Ev’i topraklarında bulunduran Kudüs’e doğruydu. 

-> KUTSAL EV’E DOĞRU İLK YÜRÜYÜŞ

Medine ve çevresinde kazanılan savaşlar, elçiye olan güveni arttırdı; sosyal, askeri ve maddi gelişim sağlandı.

Bu sırada, elçinin sürüldüğü topraklarda da savaşlar devam ediyordu. Bizanslılar, 614’te kaybettikleri toprakları Sasaniler’den geri aldı (627 Ninova Savaşı). Yani Kutsal Ev, yeniden Bizanslıların eline geçti.

image
628

Müslümanlar Kutsal Ev’e gitmek için Kudüs’e doğru yola çıktı. Fakat yolları kesildi ve Bizans-Gassani ittifakına karşı savaştılar (Mute Savaşı 629). Müslümanlar savaşı kaybetti.

30:2-3 Romalılar yendiler, yeryüzünün en alçak yerinde… 

*Bu ayet, birçok çeviride “Romalılar YENİLDİLER” şeklinde yanlış çevrilmiştir. Bu hata Kuran Çevirilerindeki Kritik Hatalar konusunda açıklanmıştır. Ayrıca savaşın bölgesi “yeryüzünün en alçak yeri” olarak belirtilir. Yeryüzünün en alçak yeri Lut Gölü’dür. Yani ayette bahsedilen Mute Savaşı’dır.)

image

Müslümanlar Medine’ye geri döndü. Fakat birkaç sene içinde Bizans’a karşı galip gelecekleri ve sevinecekleri günün, o gün olduğu müjdelendi!

30:3-4 …Yengilerinden sonra yenileceklerdir. Bir kaç sene içinde. İş, önünde sonunda Tanrı’ya aittir. O gün inananlar sevineceklerdir. 

Bunun üzerine Romalılarla savaşmak için hazırlıklar başladı. Fakat Romalılarla savaşmadan önce, müdahale edilmesi gerekilen bir kent vardı. İnkârcı paganların ve Yahudi işbirlikçilerinin elçiyi gözetleme merkezi olan MEKKE… 

-> MEKKE VE ÇEVRESİNİN FETHİ 

630 yılında Mekke şehrine girildi. İnkârcılar kaçtı, halk savaşmadan teslim oldu. İnkârcıların kaçtığı Taif, Evtas ve Huneyn bölgeleri fethedildi. Bu zafer, Bizanslılarla yapılacak savaşa katılma sözünü Mekke’nin fethinden önce verenlere moral ve inanç oldu. 

48:18  Tanrı, ağacın altında sana bağlılık sözü veren gerçeği onaylayanlardan hoşnut olmuştur. Onların kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur indirmiş ve onları yakın bir zaferle ödüllendirmiştir. 

48:27 …Kutsal Mescit’e gireceksiniz. Bir korku duymayacaksınız. Sizin bilmediklerinizi bildiğinden, size bundan önce acil bir zafer hazırlamıştır. 

*NOT: Geleneksel anlayış, 48. Sure’nin (Fetih Suresi) Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra indiğini iddia etse de; bu surenin Mekke ve çevresinin fethinden sonra indiği açıktır. [SURE 48 NE ANLATIYOR?] 

Medine’deki ikiyüzlüler ve inkârcılar, Muhammed ve takipçilerinin Mekke’den geri dönemeyeceklerini düşünmüşlerdi.

48:12 Aslında siz, elçinin ve gerçeği onaylayanların ebedi olarak ailelerine dönmeyeceklerini sanmıştınız ve bu düşünce gönlünüze hoş gelmişti. Kötü hayaller kurup durdunuz ve sonunda mahvolmuş bir topluluk oldunuz.

Mekke’nin fethine katılmayanlara, Bizanslılarla yapılacak savaşın haberi verildi.

48:16 …"Siz çok güçlü bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Onlar teslim olana kadar onlarla savaşacaksınız…”

-> KUTSAL EV’E VARIŞ

Tanrı’nın vaatlerine (48:27, 30:2-4) güvenilerek Kutsal Ev’e doğru yola çıkıldı. Tebük bölgesinde Bizans ordusuyla karşılaşıldı. Küçük bir çatışmadan sonra Bizanslılar teslim oldu (Tebük Savaşı 630). Bu, Kutsal Ev’e giden yolda karşılaşılan tek ve son engel olmuştu. Tanrı’nın vaatleri gerçek oldu! 

30:1-4 Romalılar yendiler, yeryüzünün en alçak yerinde…Yengilerinden sonra yenileceklerdir. Bir kaç sene içinde. İş, önünde sonunda Tanrı’ya aittir. O gün inananlar sevineceklerdir. 

48:27 güvenlik içinde, başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak Kutsal Mescit’e gireceksiniz. Bir korku duymayacaksınız... 

*Tanrı, “Romalılar yenilecek, o gün inananlar sevinecek ve “güvenlik içinde Kutsal Mescit’e gireceksiniz, bir korku duymayacaksınız” diyerek; meğer Bizanslıların direnmeyip teslim olacaklarını ve Müslümanların Kutsal Ev’i ziyaret etmelerine izin vereceklerini söylemiş.


KUTSAL EV İLE İLGİLİ TÜM İŞARETLER 

Kutsal Ev ile ilgili elde ettiğimiz tüm işaretleri özetlersek; 

  • Kutsal Ev’in yeri için apaçık işaretler vardır (3:97).

  • Kutsal Ev, İbrahim’in yaşadığı Bakka’dadır (3:96, 22:26). Kutsal Ev’in civarında İbrahim’in soyundan insanlar da yaşamıştır (14:37).

  • Kutsal Ev, İbrahim ile göç eden Lut’un yaşadığı yere yakın bir yerdedir (29:26, 29:32). Lut’un imha edilen kenti Lut Gölü’nün civarlarındadır.

  • Muhammed de Lut’un imha edilen kentinde veya yakınlarındaydı. Kentlerin anasını ve civarını uyarmaya başlamıştı. Yani elçiliği, Kutsal Ev’in civarında ve Yahudilere karşı başladı. (37:133-138, 6:92, 42:7, 20:40-41).

  • Muhammed Kutsal Ev’i topraklarında bulunduran halkı uyardı. İnkâr edildi ve istedikleri azabın haberini verdi (8:31-35). 614 yılında Kudüs Sasaniler tarafından fethedildi.

  • Muhammed Medine’ye gittiğinde, kıblesi Kudüs’teki Kutsal Mescit’ti. Test için değiştirildi ve bir süre sonra normal haline getirildi. (2:142-144).

  • Müslümanlar Kutsal Ev’e gitmek için çıktıkları yolda Bizans engeliyle karşılaştılar ve Mute Savaşı’nı kaybettiler (30:1-4). Fakat, iki sene sonra, Tanrı’nın zafer vaadine güvenilerek tekrar Kutsal Ev’e doğru yola çıkıldı. Bizanslılar Tebük Savaşı’nda teslim oldu. Müslümanların sevindiği gün bugündü. Çünkü Kutsal Ev’in ziyaretine izin verildi. (30:1-4, 48:16).

  • Kutsal Ev, yüksekte bir yerdedir (22:27).

  • Kutsal Ev, çıkıntı/yükselti/tepe olarak da anılır (5:95, 5:97).

  • Kutsal Ev’de İbrahim’in makamı vardır (3:97).

Bu işaretler Kutsal Ev’in yeri için Kudüs’ü, oradaki Tapınak Tepesi’ni ve oradaki Kubbeli Kaya’yı işaret etmektedir.


TAPINAK TEPESİ 

Tapınak Tepesi’nin üzerinde Kubbeli Kaya, Ağlama Duvarı ve El Aksa Cami bulunur. Bu bölge Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edilir. Hristiyan ve Yahudilerin hac merkezlerindendir. 

image

Tapınak Tepesi’nin güney batısında kalan bölge BAQ’A ismini hala korumaktadır.

3:96  Şüphesiz, insanlar için kurulan İlk Ev, tüm halklara bir hidayet kaynağı olan Bakka’daki kutlu evdir. 

image
image

Tapınak Tepesi deniz seviyesinden 750 metre yüksekte; Baka’ya 3.4 km, Lut Gölü’ne 30km uzaklıktadır.

image
image

KUBBELİ KAYA (KUBBET-ÜS SAHRA/DOME OF ROCK)

image

Tapınak Tepesi’nin en yüksek noktasında bulunan kubbeli bina, içindeki kayayı koruması için Abdülmelik tarafından inşa ettirilmiştir. Bu bina Kubbeli Kaya/Kubbet-üs Sahra/Dome of Rock olarak bilinir. 

Binanın sekizgen şekilde olması dikkat çekicidir! Çünkü -pusulaya uygun- sekizgen bir yapı kıble için en uygun şekildir. 

image

Hatta bu kayayı içinde bulunduran antik yapı temellerinin de sekizgen olduğu açıkça görülmektedir. 

image
image
image
image

-Kızılötesi Çekim-

Kubbeli Kaya’nın içerisindeki kayaya Muallak Taşı/Başlangıç Kayası/Foundation Stone denilir. 

image
image
image
image

Bu kaya bir zeminden çok, çıkıntı (kâbe) halindedir.

image

 

- Kubbeli Kaya illüstrasyon çizimi -

Bu kayanın altında Ruhların Mağarası/Cave of Spirits/Well of Souls denilen bir boşluk vardır. 

image
image
image
image

SONUÇ

  • İbrahim ve İsmail; Kutsal Ev’i Mekke’ye değil, Bakka’ya inşa etmiştir.

  • Bakka Kudüs’tedir.

  • Kutsal şehir Kudüs’tür.

  • Kutsal bölge Tapınak Tepesi’dir.

  • Kubbeli Kaya’nın bulunduğu yer, evin inşa edildiği noktadır. Bu nokta, İslam’ın ilk ve son kıblesidir.

DİĞER DELİLLER/İŞARETLER 

1- ARKEOLOJİ 

KUDÜS 

  • Kudüs’teki arkeolojik bulgular; ilk yaşamın Bakır Çağında (MÖ 4500-3500 yıllarında), şehir yerleşimin ise Bronz Çağında (MÖ 3000 yıllarında) başladığını gösterir. Dünyanın en eski şehirlerindendir. 
  • MÖ 19. yüzyılda hüküm süren Mısır Orta Krallık yazıtlarında ismi RuSaLiM olarak kayıtlıdır. MÖ 1300’lerde Amarna mektuplarında ise UruSaLiM ve Beth-ShaLeM (Barış Evi) olarak geçer.
  • Tarih boyunca isminde SLM kökünden “İSLAM/SHALOM/SELAM”ı yani TESLİM/BARIŞ’ı taşımıştır. Bu, Tanrı’nın insanlar için belirlediği yasanın/dinin adıdır. 
  • İsrail halkına gönderilen Davud peygamber bu şehri fethetmiş, oğlu Süleyman peygamber de Tapınak Tepesi’ne Kutsal Tapınağı kurmuştur.
image

 MEKKE 

Yaşamın MS 400’lerde başladığı tahmin edilir. Mekke’nin antik kent olduğuna dair arkeolojik bulgu yoktur. (Mekke’yi iddia edenler en azından tapınaktaki küpün altında ve çevresinde kazı çalışmaları başlatmalıdır.) 

Antik yaşam izleri bulunan Suudi Arabistan kentleri şunlardır: Qaryat al-Fāw, Al-Ukhdūd, Madā'in Sālih, Jubbah, Tarut, Al-Shuwayḥaṭiyah, Thāj,  Dūmat Al-Jandal. 

2- ZEBUR/MEZMURLAR 84 

Zebur 84 suresi Tanrı’nın Evi’nden bahseder. 84:4-6 ayetlerinde Ev’e giden ziyaretçilerin/hacıların BAKA ve SİYON’dan bahsettikleri görülür. 

84:4-6 Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! Ne mutlu gücünü senden alan insana! Aklı hep Siyon’u ziyaret etmekte. Baka Vadisi‘nden geçerken 

Bu ayet, Kuran’daki ayetlerle paralellik gösterir. 

3:96  Şüphesiz, insanlar için kurulan İlk Ev, tüm halklara bir hidayet kaynağı olan Bakka’daki kutlu evdir. 

2:198 Efendinizin iyiliğini aramanızda sakınca yok. Tanışma Yeri’nden (Arafat’tan) ayrılıp akın ettiğinizde Kutsal Bölge’de (Meşaril Haram’da) Tanrı’yı anın. Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın; bundan önce siz sapıtmıştınız. 

Hatta ayetlerde bahsedilen rotayı çizmek bugün bile mümkündür. 

image

3- SİNA DAĞI, İNCİR VE ZEYTİN 

95:1 Andolsun incire ve zeytine

95:2 Sina Dağına,

95:3 Ve andolsun bu güvenilir kente 

Bu ayetlerde incire, zeytine, Sina Dağı’na ve güvenilir kente dikkat çekilmektedir. (Kuran’da yemin olsun/andolsun kelimesi, “dikkat et/düşün/araştır” anlamında kullanılır 89:5.) 

  • Bugün Mısır’ın topraklarında olan Sina Yarımadası, Muhammed’in elçiliğe başladığı dönemde Arabia Petraea topraklarıydı. 
image
image
  • İncir ve zeytin Akdeniz’in iklimini sever. Kudüs Akdeniz’in 60km doğusunda bulunur ve şehirde Akdeniz iklimi etki gösterir. 
image
  • Tapınak Tepesi’nin dibinde Zeytin Dağı (Mount of Olives) vardır.
image
  • Tarih boyunca isminde İSLAM/BARIŞ/TESLİMİYET’i taşıyan Kudüs için güvenilir kent tanımlaması oldukça uygundur. 

4- MERVE VE SEFA 

2:158 Şüphesiz, ‘Safa’ ile 'Merve’ Tanrı’nın işaretlerindendir. Evi hacceden veya umre yapan, o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, Tanrı teşekküre karşılık verendir, Bilendir… 

İbranice ve Teberce’de Moriyya, Arapça’da Marwah, Türkçe’de Merve olan bu isim, Kubbeli Kaya’nın bulunduğu Tapınak Tepesi’nin eski/diğer adıdır. Tevrat 22:2’ye göre İbrahim, oğlunu kurban etmeye bu dağa gelmiştir. 

image
image

Safa olarak bahsedilen yerin neresi olduğu ile ilgili kesin bir bilgi yoktur. Safa, “ahit sandığının bulunduğu nokta” olarak iddia edilen Dome of Spirits veya Siyon Dağı’ı (Mount Zion) olabilir. 

5- İSRAİL ÇOCUKLARINA YAPILAN UYARI 

Tanrı’nın İsrail çocuklarına yaptığı uyarıya göre, ikinci bozgunculuklarında mescidi kaybedeceklerdir. 

17:4-8  Kitapta, İsrail çocuklarına:Yeryüzünde iki kere bozgunculuk çıkaracaksınız ve alabildiğine kibirleneceksiniz" diye bildirdik. Birincisinin zamanı gelince, büyük güce sahip kullarımızı üstünüze göndeririz. Evlerinize kadar girerek araştırırlar. Gerçekleşmesi gereken bir sözdü bu. Sonra onları yenme olanağını size vereceğiz, sizi mal ve soy ile destekleyerek savaşçılarınızı çoğaltacağız. İyi davranırsanız, kendiniz için iyi davranmış olursunuz. Kötü davranırsanız yine kendiniz içindir. Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere boğacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler. Ele geçirdiklerini yerle bir edecekler. Efendiniz size rahmet eder. Siz dönerseniz biz de döneriz. Cehennemi kafirler için kuşatıcı kıldık. 

İsrail halkı binlerce yıldır İsrail-Filistin bölgesinde yaşamaktadırlar. Bahsedilen mescidin Mekke’de olma ihtimali yoktur.


İTİRAZLAR VE SORULAR 

1- O ZAMAN MEKKE’DEKİ KÂBE NE? 

9:106-110 Bir başka grup da Tanrı’nın hükmünü bekliyor. Kendilerini ya cezalandırır veya tövbelerini kabul eder. Tanrı Bilendir, Bilgedir. Ve tutup bir mescit yapmışlardır; Zarar vermek, inkârcılığı uygulamak, inananların arasına ayrılık sokmak, daha önceden Tanrı ve elçisiyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için… “İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz” diye gerile gerile yemin de edecekler. Tanrı şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar. Böyle bir yerde ebediyen namaza durma. İlk günden itibaren erdemlilik üzere kurulan mescit, namaz kılman için çok daha uygundur. Orada temizlenmek isteyen insanlar vardır ve Tanrı temizlenenleri sever. Peki, binasını Tanrı korkusu ve Tanrı rızası üzerine kuran mı hayırlıdır yoksa binasını sel artıklarının ucundaki yarın kenarına kurup da onunla birlikte cehenneme yuvarlanan mı? Tanrı, zalimler topluluğuna kılavuzluk etmez. Kurdukları yapı, yürekleri parçalanıncaya dek kalplerinde bir kuşku kaynağı olarak kalacaktır. Tanrı Bilendir, Bilgedir. 

Tanrı, kötü/yanlış ameller uğruna inşa edilmiş ve uzak durulmasını istediği bir tapınaktan bahsetmiş ve bu tapınak için beş işaret vermiştir. 

  1. Tapınağı inşa edenler, zalimler topluluğudur. 

  2. Tapınak bir kuşku kaynağı olarak kalacaktır. 

  3. Tapınağın amacı; zarar vermek, inkârcılığı uygulamak, inananların arasına ayrılık sokmak, daha önceden Tanrı ve elçisiyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmaktır. 

  4. Tapınak, “Tek Tanrı’ya teslim olma” üzerine kurulmamıştır. 

  5. Tapınak, sel artıklarının ucunda bir yere inşa edilmiştir. 

Bu işaretler Mekke’deki tapınağa oldukça uygundur; 

  1. Mekkeli paganlar, peygamberin baş düşmanlarıydılar.

  2. Mekke, inkârcı paganların ve Yahudi işbirlikçilerinin elçiyi gözetleme merkeziydi.

  3. Mekke’deki tapınak, Tek Tanrı inanışı için değil; paganizm için kurulmuştu.

  4. Kuran, Kutsal Ev’in yüksekte bir yerde olduğuna işaret etmekteyken; Mekke’deki tapınak cüruf tanımlamasına uygun şekilde bir vadiye inşa edilmiş ve sel baskınlarına maruz kalmıştır. 
image

5. Mekke’deki tapınakta hala pagan ritüelleri uygulanmaktadır.
  • Yıllardır bir putun/dikilitaşın etrafında dönülmektedir.
image
  • Yapının köşesinde, dokunmak için insanların birbirini ezdiği Hacerül Esved adlı bir putu bulunduruyor. (Bu put, pagan tanrıçalarından Sheela Na Gig’in rahmini andırıyor.) 
image
  • Küçük Şeytan, Orta Şeytan, Büyük Şeytan adlı putlara, parayla satılan taşlardan atılmaktadır. (*Bir hac sezonunda en az [3 Milyon Kişi x 7 Taş x 0,50$] 11 milyon dolar civarı kazanç sağlanır.) 
image
  • İbrahim’in Makamı denilen yer Kutsal Ev’in kendisi olması gerekirken (3:97, 2:125), Mekke’deki tapınakta Ev’den farklı bir şeydir.
image

Görüldüğü gibi Mekke’deki tapınak, Kutsal Ev için verilen işaretlere değil; uzak durulması istenilen kötü tapınak için verilenlere uyar. 

Roma İmparatorluğu Hristiyanlığı resmi din olarak kabul ettikten sonra ve Bizans İmparatorluğu döneminde Filistin ve Kudüs Hristiyanlığın hac merkezi olarak kabul edilmiştir [1]. Fakat daha sonra Roma Katolik Kilisesi, Hristiyan dünyasına daha çok nüfuz edebilmek için Roma kentini hac merkezi ilan etmiş, Kudüs’e giden Hristiyan hacıları buraya çekmek için çeşitli teşviklerde bulunmuştur [2]

Nasıl ki Hristiyanların hac yeri Roma kenti ilan edilmiş ve hatta buna Efes Meryem Ana Kilisesi de eklenmişse; Mekkeliler de çıkarları adına hac yerini saptırtmışlardır. Yani Mekke’deki tapınak, paganizmden vazgeçemeyen inkârcıların tapınağıdır! 

2- BU ZAMANA KADAR NASIL YANLIŞ BİLİNEBİLİR? 

“Bu zamana kadar”, “1400 yıldır”, “bu kadar insan” diye başlayan cümleler en tehlikeli ve en zayıf savunmalardır. Çünkü bu cümleler delillerle ispat yerine, inkâr etmek için kullanılır. Tıpkı inkârcıların kullandığı gibi… 

2:170 Onlara, “Tanrı’nın indirdiğine uyun” dense, “Hayır, biz atalarımızın izlediği yolu izleriz” derler. Peki, ataları bir şey düşünemeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?! 

Böyle savunmalara karşı Tanrı’nın tavsiyesine uyulmalıdır… 

6:114-116 Tanrı’dan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Efendin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma. Efendinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, İşitendir, Bilendir. Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Tanrı’nın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar. 

8:36 İnkâr edenler, insanları Tanrı yolundan menetmek için paralarını harcarlar ve daha da harcamaya devam edecekler. Fakat bu, sonradan kendileri için bir üzüntü kaynağı olacak ve ardından yenilecekler. İnkâr edenler cehenneme sürüleceklerdir. 

Tanrı’nın dini ve evi binlerce yıldır tahrif edilmiştir. Tanrı, kitap verilenlerden bir grubun Kutsal Ev’i gizlediğini ve gizleyeceğini söylemiştir. 

- Haber 1 - 

3:96-99 Halk için kurulan ilk ev, tüm halklara bir hidayet kaynağı olan Bakka’daki kutlu evdirOrada apaçık işaretler var: İbrahim'in duruş yeridir. Oraya giren güvenlik içinde olmalı. Halktan yolculuğa gücü yetenler o Ev'i Tanrı için hacca gitmekle yükümlüdür. Kim inkâr ederse bilsin ki Tanrı kimseye muhtaç değildir. De ki: “Kitap halkı, Tanrı yaptıklarınıza tanıkken neden Tanrı’nın ayetlerini tanımıyorsunuz?” De ki: “Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden Tanrı’nın yolunu değiştirmeye yeltenerek inananları saptırıyorsunuz? Tanrı yaptıklarınızdan habersiz değildir.” 

- Haber 2 - 

2:158-160 Şüphesiz, 'Safa’ ile 'Merve’ Tanrı’nın işaretlerindendir. Evde hacceden veya umre yapan, o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, Tanrı teşekküre karşılık verendir, Bilendir. İndirdiğimiz açık-seçik delillerle, kılavuz mesajı; biz onu Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra gizleyenlere, işte onlara, hem Tanrı lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet ederler. Ancak tövbe edenler ve açıklayanlar hariç; onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul edenim, Rahim'im. 

- Haber 3 - 

2:142-143  Halktan bazı düşünmeyenler: “Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da batı da Tanrı’nındır. O dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.” Böylece sizi açık fikirli bir toplum kıldık ki halkın arasında tanıklar olabilesiniz ve elçi de aranızda tanık olabilsin. Elçiye uyanlarla topukları üzerinde geriye dönenleri birbirinden ayırmak için eskiden yöneldiğin kıbleyi değiştirdik… 

2:144  Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, hoşlanacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Kutsal Mescit'e çevir. Nerede olursanız olun yüzlerinizi o yöne çevirin… 

2:144 …Kuşkusuz, kendilerine kitap verilenler, bunun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Tanrı onların yaptığından habersiz değildir. 

2:145  Kitap verilenlere her türlü delil veya ayeti getirsen de onlar yine senin kıblene yönelmez. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz. Sana gelen bu bilgiden sonra, onların keyfine uyarsan zalimlerden olursun. 

2:146 Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gerçekleri çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizler.

3- KUTSAL EV’İ KİMLER GİZLEDİ?  

Kutsal Ev’i gizleyen şu kişidir demek iftira olur. Fakat kimlerin gizlemiş olabileceği konusunda işaretler vardır. 

  • Muhammed peygamberin baş düşmanları Mekkeli paganlardı

  • Mekkeliler, Hayberli ve Medineli Yahudilerle iş birliği yaptılar. (Hendek Savaşı, Hayber Savaşı) 

  • Mekkelilerin Mekke’nin fethine kadar Müslüman olmadılar

  • Mekkelilerin uzak durulması gerekilen kötü bir tapınağı vardı. (9:106-110) 

  • İç savaş (İlk Fitne) döneminde, Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı Kudüs ve çevresi Muaviye’nin kontrolündeydi. (*Muaviye: Mekkeli paganların komutanı Ebu Süfyan’ın oğludur.)
image
  • Muaviye, Ali’nin suikasta uğramasından sonra kendisini halife ilan etti. (661). 

Muaviye’nin Kutsal Ev’i ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı bölgeyi kontrol etmesi dikkat çekicidir! Pagan tapınağından vazgeçemeyen Mekkelilerle, Yahudilerden Kutsal Ev’i gizleme meraklısı grubun işbirliği yapmış olma ihtimali çok yüksektir. 

2:146 Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gerçekleri çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizler. 

5:82 İnsanlar arasında gerçeği onaylayanların en azılı düşmanı olarak Yahudileri ve müşrikleri bulacaksın… 

4- KURAN’DA BAHSEDİLEN MÜZDELİFE, MESCİD-İ AKSA, ARAFAT, MEŞARİL HARAM, MERVE VE SAFA NE OLUYOR O ZAMAN? 

MÜZDELİFE 

Kuran’da “Müzdelife” diye bir şey geçmez. 

MESCİD-İ AKSA 

“Kudüs’te bulunan camiye Mescid-i Aksa ismini Tanrı vermiştir” , “Kuran’da geçiyor” ve “Muhammed peygamber buradan miraca yükseldi” diyenler yanılmaktadır. 

17:1  Bazı mucizelerimizi kendisine göstermek için kulunu geceleyin Kutsal Mescit’ten, çevresini kutlu kıldığı en uzak mescide alıp götüren çok Yücedir. O kuşkusuz İşitendir, Görendir. 

*Çoğu mealde “el-mescidi el-aksâ” kelimeleri, sanki özel isimmiş gibi “Mescid-i Aksa” olarak yanlış çevrilmiştir. Bu kelimelerin sözlük anlamları verilmeli ve “en uzak mescit” olarak çevrilmelidir.

17:1 ayetinde bahsedilen kişi Musa peygamberdir ve ayette bahsedilen mescit El Aksa Camii değildir. (*Bu konu “Gerçek Sanılan Uydurmalar konusunda “Muhammed Peygamber İçin Uydurulan Mucizeler” başlığında açıklanmıştır.)

ARAFAT VE MEŞARİL HARAM 

2:198 Efendinizin iyiliğini aramanızda sakınca yok. Tanışma Yeri’nden (Arafat’tan) ayrılıp akın ettiğinizde Kutsal Bölge’de (Meşaril Haram’da) Tanrı’yı anın. Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın; bundan önce siz sapıtmıştınız. 

Ayette geçen “Arafat” kelimesi özel bir isim değildir. Bu kelime “kimlik/tanışma” anlamlarına gelir. Yani hacca veya ziyarete gelenlerin Kutsal Bölge’ye girmeden önce toplanıp tanıştığı yerdir. Sınırlanmış/Kutsal Bölge diye adlandırılan yer TAPINAK TEPESİ’dir. 

SAFA VE MERVE 

2:158 Şüphesiz, 'Safa’ ile 'Merve’ Tanrı’nın işaretlerindendir. Evi hacceden veya umre yapan, o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, Tanrı teşekküre karşılık verendir, Bilendir… 

İbranice ve Teberce’de “Moriyya”, Arapça’da “Marwah”, Türkçe’de “Merve” olan bu isim, Kubbeli Kaya’nın bulunduğu Tapınak Tepesi’nin eski/diğer adıdır. Tevrat 22:2’ye göre İbrahim, oğlunu kurban etmeye bu dağa gelmiştir. 

“Safa” olarak bahsedilen yerin neresi olduğu ile ilgili kesin bir bilgi yoktur. Burası ahit sandığının bulunduğu alan olduğu iddia edilen “Dome of Spirits” veya Siyon Dağı’ı (Mount Zion) olabilir. 

5-  MUHAMMED MEKKE’DE DOĞMADI MI? 

Muhammed peygamber kesin olarak şurada doğmuştur.” demek doğru olmaz. Ancak elçilik görevine; 40 yaşından sonra başladığı, Kudüs ve çevresinde (Arabia Petraea eyaletinde) yaşadığı ve mesajı Arapça olarak ilettiği kesindir.

90:1-2 Bu kente (Kudüs’e) yemin ederim/dikkat et. Ki sen bu kentte oturmaktasın. 

28:59 Efendin, toplumların merkezine/başkentlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz. 

6:92 Bu, kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir kitap olup kentlerin anasını ve etrafındakileri uyarman için indirilmiştir… 

42:7 Kentlerin anası ve çevresini uyarman için ve gerçekleşecek olan Toplanma Gününe karşı uyarman için Arapça Kuran'ı böylece sana vahyediyoruz… 

Kuran’ın işaretleri doğrultusunda, Muhammed peygamberin Kudüslü ya da Petralı olduğu iddia edilebilir. Çünkü Tanrı, büyük kentlere/başkentlere elçiler gönderir ve Muhammed peygamber kentlerin anası (Kudüs) ve etrafına gönderilmiştir. 610 yılında Kudüs, Yahudiye eyaletinin başkentidir. Petra ise Arabia Petraea eyaletinin başkentidir. Ayrıca Muhammed, Lut’un yıkılan kentinde de bulunmuştur ve Petra-Kudüs-Lut Gölü aynı bölgede bulunur.

37:133-138 Lut da elçilerden biriydi. Onu ve ailesini topluca kurtardık. Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç. Sonra diğerlerini yok ettik. Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin, ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız? 

image

Arapça dilini Nebatiler ortaya çıkarmıştır ve Petra, hem milattan önceki Nebati Arap Krallığı’na, hem de Bizans’ın Arabia Petraea eyaletine başkentlik yapmıştır.

image

Ayrıca Muhammed, Petralılara uyarıda bulunmuştur. Arkeolojik çalışmalar; Petra’daki Lat, Uzza, Menat putlarını ve birçok pagan tapınağını ortaya çıkarmıştır.Ayrıca Muhammed, Petralılara uyarıda bulunmuştur. Arkeolojik çalışmalar; Petra’daki Lat, Uzza, Menat putlarını ve birçok pagan tapınağını ortaya çıkarmıştır.Ayrıca Muhammed, Petralılara uyarıda bulunmuştur. Arkeolojik çalışmalar; Petra’daki Lat, Uzza, Menat putlarını ve birçok pagan tapınağını ortaya çıkarmıştır.Ayrıca Muhammed, Petralılara uyarıda bulunmuştur. Arkeolojik çalışmalar; Petra’daki Lat, Uzza, Menat putlarını ve birçok pagan tapınağını ortaya çıkarmıştır.

53:19 Gördünüz mü Lat ve Uzza'yı?

53:20 Ve üçüncüleri olan Menat'ı?

53:21 Erkekler sizin de dişiler O'nun mu?

53:22 Ne de insafsız bir paylaşma!

53:23 Onlar, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir ve Tanrı onlar için hiçbir delil indirmemiştir. Kendilerine, Efendilerinden bir yol gösterici geldiği halde, sadece kuruntuları ve fantezileri izliyorlar. 

image
image
image

Sonuç olarak; Kuran’dan peygamberin nerede doğduğu çıkarılamaz. Ayrıca “Muhammed Mekkeliydi” iddiasını; belki de ikiyüzlü, peygamber düşmanı olan toplumdan birileri ortaya atmıştır… 

6:112  Böylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan sapkınları düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri vahyederler… 

Nasıl olsa Yahudiler ve Hristiyanlar da İbrahim’in kendi “dinlerinden” olduğunu iddia ederlerdi… 

3:65  Ey kitap halkı, neden İbrahim hakkında tartışıp duruyorsunuz? Oysa İncil de Tevrat da ondan sonra indirildi. Aklınızı kullanmaz mısınız? 

3:67 İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan; tek bir tanrıya teslim olan/Müslümandı. Hiçbir zaman ortak koşanlardan olmadı. 


ALINTILAR

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Kubbet-%C3%BCs-Sahra

[2] http://www.hiristiyan.net/hiristiyanlikta-hac.html

YARDIMCI KAYNAKLAR

-> http://www.free-minds.org/where-was-mohammed

-> https://en.wikipedia.org/wiki/King’s_Highway_(ancient)

-> http://www.ruzgarinizinde.com/kral-yolu-wadi-mujib-urdun/

-> https://en.wikipedia.org/wiki/Moriah

-> http://maps.google.com

-> http://bible.ca

-> https://tr.wikipedia.org/wiki/Arap-Bizans_sava%C5%9Flar%C4%B1
-> https://en.wikipedia.org/wiki/Ancient_towns_in_Saudi_Arabia
-> https://en.wikipedia.org/wiki/Moriah
-> https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lk_Fitne
-> https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eablon:%C4%B0slamiyetin_%C4%B0lk_Sava%C5%9Flar%C4%B1