PEYGAMBERLER VE ELÇİLER


Peygamber (Nebi): Haber alan, çağıran, ilan eden.

Elçi (Resul): Haber ileten, tebliğ eden, mesajcı, bildiren. 

Peygamberler ve elçiler, tanrısal bilgileri insanlara aktaran kişilerdir. Her peygamber aynı zamanda elçidir, ancak her elçi peygamber değildir. (Örneğin; İsmail’den peygamber olan bir elçi diye bahsedilir [19:54].) 

Peygamber Tanrı’dan haber alır, yalnızca elçi olan ise mevcut mesajı iletir. 

19:39  “Ben Tanrı’nın bir kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber kıldı” dedi. 

5:99  Elçiye düşen, tebliğden başka bir şey değildir… 

3:81  Ve unutma ki Tanrı, peygamberlerden söz almıştı. Şöyle demişti: “Size Kitap'tan ve hikmetten nasip verdim. Sonra size elinizdekini doğrulayıcı bir elçi geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona muhakkak yardım edeceksiniz…” 

Tanrı, her şehre olmasa da büyük kentlere/başkentlere elçiler göndererek toplumları uyarır. 

25:51  Dileseydik her kente bir uyarıcı gönderirdik.

16:36  Her bir toplum içinde, “Tanrı’ya hizmet edin ve azgınlıktan/küstahlıktan sakının” diyen bir elçi gönderdik….

14:4  Biz her elçiyi ancak halkının diliyle göndeririz ki onlara bildirebilsin….

35:24 …Her toplum içinde mutlaka bir uyarıcı gelmiştir.

28:59  Efendin, toplumların merkezine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz. 

32:3  “Onu uydurdu” mu diyorlar? Halbuki bu, senden önce kendilerine bir uyarıcı ulaşmamış bir toplumu, belki yola gelirler diye uyarman için Efendinden gelen bir gerçektir.


HEPSİ MÜSLÜMANDIR/TESLİM OLMUŞLARDIR

İlk veya son gelen din diye bir şey yoktur; tek bir dinin, zamana göre gelmiş peygamberleri, elçileri ve mesajları vardır. Tarih boyunca temel olarak “Tek Tanrı” mesajı verilmiş, ancak bazı tavsiyeler ve kısıtlamalar toplumların yaşamına göre şekillenmiştir. 

21:25  Senden önce bir elçi göndermedik ki kendisine, “Benden başka tanrı yoktur; sadece Bana hizmet ediniz” diye vahiy etmiş olmayalım. 

5:48  Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. Tanrı’nın sana indirdiğiyle aralarında hüküm ver. Sana gelen gerçekleri bırakıp onların hevesine uyma. Her biriniz için bir yasa ve yöntem belirledik. Tanrı dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak, size verdikleriyle sizleri sınıyor. İyilikte yarışın. Hepinizin dönüşü Tanrı’yadır. Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek. 

Hristiyanlık, Musevilik, Sünnilik, Hanefilik, Şiilik, Alevilik gibi öğretiler tanrısal bilginin tahrifatı ve geleneklerin dinselleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Peygamberler ve elçiler yalnızca İslam/Teslimiyet/Barış dinini iletmişlerdir (2:128, 2:132, 3:52, 3:67, 10:84, 22:78, 27:91). Onlar ve onlara uyan herkes Müslüman/teslim olandır. 

22:78 …Elçinin size tanık olması, sizin de halka tanık olmanız için; sizi, daha önce de şimdi de “Müslümanlar/Teslim olanlar” olarak adlandıran O'dur.


HİÇBİRİ GÜNAHSIZ DEĞİLDİR 

İlk peygamber, peygamberlerin günahsız olmadıklarına dair net örnektir. Adem, Tanrı’nın sözünden çıkarak günah işlemiştir. 

20:115  Geçmişte Adem'den söz almıştık; ancak unuttu. Biz onda bir azim ve kararlılık görmedik. 

Bu normaldir, çünkü peygamberler ve elçiler senin gibi insandır.

14:11 Elçileri ise kendilerine şöyle dediler: “Biz, elbette sizin gibi birer insanız…

18:110  De ki: “Ben sizin gibi bir insandan başka bir şey değilim…”

41:6  De ki: "Ben sadece sizin gibi bir insanım…” 

İstek ve düşünceleriyle test edilmiş, günahlar işlemiş ve günahları için bağışlanma dilemişlerdir. 

33:37  Tanrı tarafından kendisine iyilik yapılan ve senin de iyilikte bulunduğun kişiye, “Karını tut ve Tanrı’yı gözet” diyordun. Böylece Tanrı’nın açığa vuracağı bir şeyi gizliyordun. Tanrı’dan çekinmen gerekirken halktan çekiniyordun. Zeyd eşiyle ilişiğini kestiğinde biz seni onunla evlendirmiştik ki gerçeği onaylayanlar, evlatlıklarının eşleriyle ilişiklerini kestiklerinde onlarla evlenmekte güçlükle karşılaşmasın. Tanrı’nın buyruğu yerine getirilmelidir. 

80:1-10  Surat astı ve döndü; O kör adam geldi diye. Ne bilirsin, belki de o arınacak; yahut da öğüt alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı. Kendisini zengin görüp önemsemeyene gelince; Sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sana ne? Oysa, sana büyük bir hevesle gelen, saygı gösterdiği halde, ilgi göstermedin ona.” 

9:43 …Doğrular ve yalancılar sana belli olmadan önce neden onlara izin verdin? 

22:52  Senden önce, arzularına sapkının karışmadığı hiçbir elçi ve hiçbir peygamberi göndermedik

40:55  Öyleyse sabret. Çünkü Tanrı’nın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Efendini akşam sabah överek yücelt. 

Ve herkes gibi, onlar da sorguya çekilecektir. 

7:6  Kendilerine mesaj gönderilenleri de sorguya çekeceğiz, elçileri de sorguya çekeceğiz.


GÖREVLERİ HÜKÜM VERMEK DEĞİL, TANRI’NIN HÜKÜMLERİNİ İLETMEKTİR 

Din, peygamberler ile Tanrı arasında bir şirket değildir. Din yalnızca Tanrı’ya aittir. Eğer Tanrı’dan başka herhangi bir şey/kişi hüküm koyucu kabul edilirse bu şirktir! (Şirk=Ortaklık) 

16:52  Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli sadece O'nundur. Böyleyken Tanrı’dan başkasından mı sakınıyorsunuz? 

18:26 …O, hükmüne kimseyi ortak etmez

39:3  Arı-duru din yalnız Tanrı’nındır… 

40:14  İnkarcılar hoşlanmasa da dini sadece Tanrı’ya ait kılarak O'na hizmet edin

40:65  O, Diridir; O'ndan başka tanrı yoktur. Dini sadece O'na ait kılarak O'nu çağırın. Evrenin Efendisi Tanrı’ya övgüler olsun. 

12:40  "O'ndan başka hizmet ettikleriniz, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimlerden ibarettir. Tanrı onlara herhangi bir güç vermemiştir. Hüküm ancak Tanrı’nındır. Yalnızca kendisine hizmet etmenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur. Ne var ki halkın çoğu bunu bilmiyor.” 

Tanrı, peygamberlere ve elçilere hevesleriyle değil; onlara indirdiğiyle hüküm vermelerini söylemiştir. 

5:48  Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. Tanrı’nın sana indirdiğiyle aralarında hüküm ver. 

6:114  “Tanrı’dan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir”. 

21:27  Onlar O'ndan önce söz söylemezler; O'nun emirlerini ise titizlikle uygularlar. 

Ayrıca Kuran, elçiye itaat edilmesini söyler (3:32, 4:64, 5:92, 24:54, 64:12) ancak; bu ayetler “peygamberler hüküm koyardı!” diye çarpıtılmaktadır. Kuran’da “peygambere itaat” değil, “elçiye itaat” kavramı vardır. Elçiye itaat etmek; iletilen mesaja (Tanrı’nın yasasına) uymaktır. 

24:54 De ki: “Tanrı’ya ve elçiye itaat edin. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.” 

3:79-80  Tanrı’nın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiçbir insan, “Tanrı’dan sonra bana da hizmet ediniz” diye halkı kendisine çağırmaz. Aksine, “Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Efendisine adayan kullar olun” der. Ve size, melekleri ve peygamberleri efendiler edinmenizi de emretmez… 

3:20 …Yüz çevirirlerse, görevin sadece duyurmaktır. Tanrı kulları görür.

5:99 Elçiye düşen görev sadece duyurmak. Tanrı ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir. 

6:114  Tanrı’dan başka hüküm koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. 

10:15 …De ki: “‘Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Efendime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.”

16:82 Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca açık bir biçimde iletmektir.

17:93 …De ki: “Efendim yücedir. Ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim ki!”

21:45  “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum” de…

22:49  De ki: “Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

25:56  Biz seni bir müjdeleyici ve uyarıcı olmaktan başka bir görevle göndermedik.

29:18 …Elçinin görevi ancak açıkça bildirmektir.

29:50 ...De ki: “Mucizeler Tanrı’nın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
 

35:23  Sen sadece bir uyarıcısın.

38:65  De ki: ‘Ben sadece bir uyarıcıyım. Tek ve Egemen olan Tanrı’dan başka bir tanrı yoktur.’

42:48  Yüz çevirirlerse, biz seni onlara bir bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece bildirmektir

50:45  Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.

64:12  Tanrı’ya itaat edin, elçiye de itaat edin. Yüz çevirirseniz, elçimizin görevi açıkça bildirmekten ibarettir. 

*Not: “Tanrı ve elçisine itaat edin” cümlesinden, elçinin Tanrı’dan bağımsız hüküm koyabileceğini anlamını çıkaranlar, 9:1 ayetini incelesin ve düşünsün: “9. sureyi, Tanrı ile Muhammed ortaklaşa mı hazırladı; yoksa yalnızca Tanrı mı?”

9:1  Bu, Tanrı ve elçisinden, kendileriyle anlaşma yapmış bulunduğunuz putperestlere bir ültimatomdur.

 Peygamberleri Tanrı’nın hükmüne ortak edenler -ortak koştuklarını inkâr etseler de- şirk işlerler ve bu affedilmeyecek en büyük günahtır. 

39:65  Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedilmiştir: Ortak koşarsan, tüm yaptıkların boşa gider ve kaybedenlerden olursun

6:22-23  Hepsini topladığımız gün ortak koşanlara, Nerede iddia etmekte olduğunuz ortaklarınız?” Onların tek savunması şu olacak: “Efendimiz Tanrı’ya an­dolsun ki biz ortak koşmadık. 

Kuran dışı kaynakları hüküm sayanlar, Kuran’ın mesajını inkâr ederek kaybolmuşlardır. Bu kişiler -özellikle de şefaat bekleyenler- asıl kaybedenlerdir… 

7:3  Efendinizden size indirileni izleyin, O'ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

32:4  Sizin için O'ndan ayrı bir veli ve şefaatçi yoktur. Öğütten anlamaz mısınız? 

18:102-104 İnkarcılar, benim dışımda kullarımı veliler edinerek kurtulacaklarını mı sandılar? O inkârcıların konağı olarak cehennemi belirledik. De ki: “İş yapanların en kötüsünün kim olduğunu size bildireyim mi? Onlar, iyi iş yaptıklarını zannettikleri halde dünyadaki çabaları boşa çıkanlardır.


PEYGAMBER YARIŞTIRMA GAFLETİ

Her peygamberin farklı bir mucizesi, bir yeteneği veya bir delili olmuştur. Bize düşen onları yarıştırmak değil; elçiliklerini onaylamak ve aralarında ayrım yapmamaktır. 

17:55  Efendin göklerdekileri ve yerdekileri en iyi bilendir. Peygamberlerden bir kısmını diğerlerine üstün kıldık. Örneğin; Davud'a Zebur'u verdik. 

2:253  O elçilerin bazısına diğerlerinden daha fazla lütufta bulunduk. Örneğin, kimileriyle Tanrı konuştu, kimilerini de derecelerle yükseltti… 

2:285  Elçi, Efendiden kendisine indirilene inanmıştır; müminler de. Hepsi; “Tanrı’ya, onun meleklerine, kitaplarına, elçilerine inanmışlardır. Tanrı’nın elçilerinden hiç birini ötekinden ayırmayız.’ Şöyle demişlerdir: “Dinledik, boyun eğdik. Affet bizi, ey Efendimiz. Dönüş yalnız sanadır.” 

Peygamberler, Tanrı’nın tekliğini ve aracılar edinilmemesi gerektiğini bildirmesine rağmen, toplumlar kendilerine gelen peygamberleri putlaştırmış veya tanrılaştırmışlardır. Örneğin Yahudiler Uzeyr’in, Hristiyanlar ise İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğunu iddia etmişler, hatta İsa ve annesinin tanrı olduğunu söyleyenler bile olmuştur! 

9:30  Yahudiler: "Uzeyr Tanrı’nın oğludur” dediler. Hıristiyanlar da, “Mesih Tanrı’nın oğludur” dediler. Bu, ağızlarından çıkan sözleridir. Önceden inkâr etmiş olanların sözlerini taklit ediyorlar. Tanrı onları mahkûm eder. Nasıl da çevriliyorlar? 

9:31  Din bilginlerini, din adamlarını ve Meryem oğlu Mesih'i Tanrı’nın dışında efendiler edindiler. Oysa, yalnız tek Tanrı'ya hizmet etmekle emredilmişlerdi. O'ndan başka tanrı yoktur. O, eş koştukları kimselerden de çok Yücedir. 

5:72  “Tanrı, Meryem oğlu Mesih'tir” diyenler elbette inkâr etmiştir. Oysa Mesih, “İsrail çocukları! Benim de sizin de Efendiniz olan Tanrı’ya kul olun” demişti. Kim Tanrı’ya ortak koşarsa Tanrı ona cenneti yasaklar, yeri de ateş olur. Zalimler için yardımcı da bulunmaz.

5:73 “Tanrı, üçün üçüncüsüdür” diyenler inkâr etmiştir. Oysa bir tek Tanrı'dan başka tanrı yok. Bu sözlerine son vermezlerse, inkârcılarına acıklı bir azap dokunacak.

Muhammed, kitap halkını ve kendi toplumunu bu konularda uyarmıştır. 

5:75-76  Meryem oğlu Mesih elçiden başka bir şey değildi. Ondan önce de nice elçiler gelip geçmişti. Annesi de doğru sözlüydü. Her ikisi de yemek yerdi. Ayetlerimizi onlara nasıl açıkladığımıza dikkat et de buna rağmen nasıl da yüz çevirmekte olduklarını gör! Söyle onlara: “Tanrı’yı bırakıp da size zarar yahut yarar sağlama gücü olmayan şeylere mi kölelik/kulluk ediyorsunuz? Tanrı, en iyi duyan, en iyi bilenin ta kendisidir.” 

39:11  De ki: “Dini yalnız Tanrı’ya has kılarak O'na hizmet etmekle emredildim.” 

40:14  İnkarcılar hoşlanmasa da dini sadece Tanrı’ya ait kılarak O'na hizmet edin. 

40:65  O, Diridir; O'ndan başka tanrı yoktur. Dini sadece O'na ait kılarak O'nu çağırın. Evrenin Efendisi Tanrı’ya övgüler olsun. 

41:6  De ki: “Ben, sadece sizin gibi bir insanım. Bana, sizin tanrınızın bir tek tanrı olduğu vahyediliyor. O'na yönelin, O'ndan bağışlanma dileyin. Vay ortak koşanlara!” 

Fakat ne yazık ki, Muhammed peygamber için de “Tanrı’nın Sevgilisi, Kainatın Efendisi” gibi şeyler uydurulmuştur…


PEYGAMBERLERİN YARGI GÜNÜNDEKİ ŞİKÂYETLERİ 

Peygamberleri Tanrı’nın oğlu/sevgilisi veya bizzat tanrı ilan edenler, şefaatlerinden medet umanlar, kitap yerine rivayetleri takip edenler; putlaştırdıkları/tanrılaştırdıkları peygamberlerin şikâyetlerine maruz kalacaklardır. 

25:27-30  O gün zalim kimse elini ısırıp şöyle der: “Keşke, elçi ile birlikte aynı yolu tutsaydım. "Vah bana, keşke falancayı arkadaş edinmeseydim. Beni, bana ulaşan mesajdan saptırdı. Gerçekten, sapkın insanı yarı yolda bırakır.” Elçi de "Efendim, halkım Kuran'ı terketti” der.

5:116  Tanrı şöyle diyecek: Ey Meryem oğlu İsa, sen mi halka, ‘Tanrı’dan başka beni ve annemi de tanrı edinin’ dedin?” O şöyle cevap verecek: “Sen yücesin, hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Zaten böyle bir şey söylemiş olsaydım sen bilirdin. Sen benim düşüncemi bilirsin; ancak ben senin düşünceni bilmem. Sen tüm gizemleri biliyorsun.