SADECE KURAN


Uzun lafın kısasını baştan söylemek gerekirse, iki ayet yeterlidir… 

6:114  Tanrı'dan başka hüküm koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir

18:54  Biz bu Kuran'da halk için her türlü örneği verdik. Fakat insan tartışmaya çok düşkündür.

DİNİN BİRİCİK KAYNAĞI: KURAN

Arapça “qarâ'â” kelimesinin mastarı olan Kuran; “okumak/okunan şey” anlamlarına gelir. Yani anlamı bilinmeden ezberlensin, melodili okusun, yüksek raflarda saklansın veya duvarlar süslensin diye değil; okunsun, anlaşılsın ve mesajına göre yaşansın diye gönderilmiştir. 

96:1  Yaratan Efendinin ismiyle oku. 

73:4  Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku

21:10 Size, size olan mesajı içeren bir kitabı indirmiş bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız? 

38:29  Sana indirdiğimiz bu kitap kutludur; ayetlerini incelesinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar. 

Kuran, Tanrı’nın son mesajıdır ve dinin biricik kaynağıdır.

5:48  Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. 

6:155 Bu da indirdiğimiz kutlu bir kitaptır. Öyleyse size merhamet edilmesi için ona uymalısınız, erdemli davranmalısınız. 

17:9 Bu Kuran en iyi yola ulaştırır ve erdemli davranan müminleri büyük bir ödülle müjdeler.

21:10 Size, size olan mesajı içeren bir kitabı indirmiş bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız? 

39:41  Kuşkusuz, bu Kitap'ı biz sana insanlar için gerçek olarak indirdik. Artık kim doğru yolu seçerse kendi yararınadır; kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların avukatı değilsin. 

43:44 Şüphesiz ki bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.“

Detaylı, açıklanmış, anlaşılması kolay ve eksiksizdir. 

6:38 …Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık

6:114  Tanrı'dan başka hüküm koyucu mu arayayım? O ki size kitabı

detaylı olarak indirmiştir…

6:115  Efendinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır.
 

7:52 Bilgiyle detaylandırdığımız, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik.

16:89 …Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve teslim olanlara bir müjde olarak indirdik. 

18:54 Biz bu Kuran'da halk için her türlü örneği verdik. Fakat insan tartışmaya çok düşkündür. 

11:1 …Öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır.” 

12:111 …Bu Kuran, uydurulacak bir söz/hadis değildir; aksine o, kendisinden öncekileri tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için bir kılavuz ve bir rahmettir. 

39:27 Biz bu Kuran'da, insanlara, her türlü örneği verdik ki öğüt alsınlar. 

54:17 Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur? 

16:89 …Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara/teslim olanlara da bir müjde olsun.

36:69  Ona şiir öğretmiş değiliz, zaten ona uygun düşmez. Bu, ancak bir mesaj veapaçık bir Kuran'dır. 

6:38 …Biz bu Kitap'ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Efendilerinin huzurunda toplanacaklar. 

18:54 Andolsun ki, biz, bu Kuran'da insanlar için her türlü örneği verdik. Fakat insan tartışmaya çok düşkündür.

Zihinlerde veya kütüphanelerde değil; bizzat Tanrı tarafından, matematikle korunmuştur. 

6:115 Efendinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, İşitendir, Bilendir. 

18:27 Efendinin kitabından sana vahyedileni oku. Kelimelerini hiçbir şey değiştirip kaldıramaz ve O'ndan başka bir sığınak da bulamazsın. 

15:9 Hiç kuşkusuz, Kuran'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz. 

85:21-22 Gerçekten, o şanlı bir Kuran'dır. Korunmuş bir ana levhadadır.

74:29-30 Halklar için bir levhadır/göstergedir. Üzerinde on dokuz vardır.

İnsanlar yıllardır kolayı seçerek, taklitçiliği sürdürmüşlerdir. Geçmişte de günümüzde de Kuran dışı “dini kaynakların” peşinde koşulmasının başlıca sebebi; Kuran’ın okunmamasıdır. Bugün, Kuran’ı okumamış ancak Kuran’a inandığını söyleyen ve Kuran’ı yalnızca âlimlerin anlayabileceğini iddia birçok insan vardır. Ancak Tanrı, indirilen kitaba uyulmasını söyler ve taklitçilik/gelenekçilik konusunda uyarır! 

7:3 Efendinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz!

2:170 Onlara, “Tanrı’nın indirdiğine uyun” dendiğinde: “Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler! 

“Kuran’ın tek başına dinin kaynağı olamayacağı” veya “anlaşılamayacağı” gibi fikirler yüzyıllar önce inkârcıların uyduruğu şeylerdir. 

41:26  İnkar edenler, “Kazanmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin” dediler. 

47:24  Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?

Bu fikirlere uyanlar ve “Kuran tek başına yetmez…” diyenler kaybolmuştur! 

17:46 …Efendini yalnızca Kuran'da andığın zaman nefretle geriye dönerler. 

Kuran her şeyi açıklayan, en iyi yola ulaştıran kitaptır; sözlerin en güzelidir. Okumak, anlamak ve uygulamak bazı insanların değil, tüm insanlığın görevidir.

6:38 …Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık 

17:9  Bu Kuran en iyi yola ulaştırır ve erdemli davranan müminleri büyük bir ödülle müjdeler. 

22:24  Onlar sözün güzeline iletilmişlerdir 

21:10 Size, size olan mesajı içeren bir kitabı indirmiş bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız? 

81:27-28  Bu, tüm halklara bir mesajdır. Sizden doğru davranmak isteyenler için


MEZHEP-HADİS-SÜNNET ÖĞRETİLERİ 

MEZHEP

Mezhep” kelimesi “gidiş/yol/rota” anlamlarına gelir. Toplumlar gelenekleri ile dini iç içe geçirmiş, çelişkili rivayetleri, sözde alimleri kaynak olarak göstermiş; ekleme ve çıkarmalarla dinlerini parçalamışlardır. Tanrı’nın mesajından kopanlar, kendi uygulamalarını üstün görmüş ve insanlara dayatmak istemişlerdir.

30:32  Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her mezhep kendine ait olanlarla sevinip övünmektedir.

Ancak Tanrı, mezheplere ayrılmayı kınar ve Kuran’a sarılarak O’na teslim olunmasını ister. 

3:103  Hep birlikte Tanrı’nın ipine sımsıkı sarılarak, Tanrı’nın himayesine sığının. Birbirinize düşmeyin, bölük bölük olmayın, parçalanmayın.

3:105  Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.

6:159  Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiç bir ilişiğin yoktur. Onların işi Tanrı’ya kalmıştır. Tanrı onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.

41:33  Tanrı’ya çağırıp, hayra ve barışa yönelik iş yapan ve; “Ben, müslümanlardanım/teslim olanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?

SÜNNET 

Sünnet” kelimesi, Kuran’da “yasa/sistem/yol” anlamlarına gelir (8:38, 15:13, 17:77, 18:55, 33:38, 33:62, 35:43, 40:85, 48:23). Peygamber, Tanrı’nın sünnetini/yasasını uygulayan ve onu aktaran birisidir. Yani peygamberin sünneti diye bir şey yoktur; Tanrı’nın sünneti vardır

33:38 …Bu, öteden beri, gelmiş geçmişlere uygulanan Tanrı’nın sünnetidir

35:43 …Tanrı’nın sünnetinde bir değişiklik göremezsin; Tanrı’nın sünnetinde bir sapma göremezsin. 

40:85 …Bu, daha önceki kulları hakkında sürekli uygulanan Tanrı’nın sünnetidir 

48:23  Öteden beri uygulanan Tanrı’nın sünneti budur. Tanrı’nın sünnetinde bir değişme bulamazsın.

Muhammed peygamber, Kuran’dan önce din-kitap-iman-yol nedir bilmeyen birisidir. Nasıl yaşaması gerektiğini (Tanrı’nın sünnetini) Kuran ile öğrenmiş, insanlara da Kuran’ı tebliğ etmiştir. 

42:52  Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık

93:7  Seni yolunu şaşırmış olarak bulup doğruya iletmedik mi? 

6:50 …Yalnız bana vahyedilene uyarım ben.

21:45  Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum de…

22:49  De ki: “Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

29:50 ...De ki: “Mucizeler Tanrı’nın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.

50:45  Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.
 

3:79  Tanrı’nın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiçbir insan, ‘Tanrı’dan sonra bana da hizmet ediniz’ diye halkı kendisine çağırmaz. Aksine, “Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Efendisine adayan kullar olun” der. 

6:19 …Sizi ve ulaştığı herkesi uyarmak için bana bu Kuran verildi.

Ayrıca Kuran, elçiye itaat edilmesini söyler (3:32, 4:64, 5:92, 24:54, 64:12) ancak; bu ayetler “peygamberler hüküm koyardı!” diye çarpıtılmaktadır. Kuran’da “peygambere itaat” değil, “elçiye itaat” kavramı vardır. Elçiye itaat etmek; iletilen mesaja (Tanrı’nın yasasına) uymaktır. 

24:54  De ki: “Tanrı’ya ve elçiye itaat edin. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.” 

64:12  Tanrı’ya itaat edin, elçiye de itaat edin. Yüz çevirirseniz, elçimizin görevi açıkça bildirmekten ibarettir.

*Not: “Tanrı ve elçisine itaat edin” cümlesinden, elçinin Tanrı’dan bağımsız hüküm koyabileceğini anlamını çıkaranlar, 9:1 ayetini incelesin ve düşünsün: “9. sureyi, Tanrı ile Muhammed ortaklaşa mı hazırladı; yoksa yalnızca Tanrı mı?”

9:1  Bu, Tanrı ve elçisinden, kendileriyle anlaşma yapmış bulunduğunuz putperestlere bir ültimatomdur.

 HADİS 

Hadis“ kelimesi “söz” anlamına gelir. Hadisler, Muhammed peygamberin ölümünden 150-200 yıl sonra ortaya çıkmaya başlamıştır. Peygambere yaşarken de öldükten sonra da iftiralar atılmıştır. 

6:112  İşte böyle, biz her peygambere insanlardan ve cinlerden sapkınları düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Efendin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla baş başa kalsınlar. 

“Tek örneğimiz Muhammed’dir. Kuran’ı o açıklamıştır. Hadisler olmasaydı ibadetlerin nasıl yapılacağı bilinemezdi.” gibi tezler yersizdir. Çünkü, bizim için tek örnek Muhammed peygamber değildir (33:21, 60:4-6). Ayrıca İslam ibadetlerini bildiren ilk kişi Muhammed değil, İbrahim peygamberdir (2:132, 21:73, 22:26-27) ve ondan sonra gelenler de bu ibadetleri yerine getirmişlerdir (3:43, 20:14, 19:31, 19:55, 2:183). Muhammed peygamber de İbrahim peygamberin yoluna Kuran ile ulaşmıştır. 

6:161  De ki: "Efendim, beni dosdoğru olan yola iletmiş bulunuyor: tek tanrılı olan İbrahim'in mükemmel dinine… O, ortak koşanlardan olmadı.”

16:123  Nitekim, İbrahim'in dinini tek tanrılı olarak izlemen için sana vahyettik; o asla müşriklerden değildi.
 

Kimileri de bazı ayetleri göstererek, Kuran’ı açıklayanın Muhammed peygamber olduğunu iddia ederler. Örneğin 16:44 ayeti, “indirileni açıklayasın” der. 

16:44  Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın/bildiresin ve onlar da düşünsünler. 

“Açıklayasın” diye çevrilen kelimenin orjinali “tubeyyine” dir. Türkçede “açıklama/bildirme/beyan etme anlamına gelir. Yani; kitabın/mesajın/haberin aktarıldığı peygamber, kendisine aktarılanı gizlemez ve eksiksiz olarak halkla bildirir. 

16:64  Sana bu kitabı indirdik ki, anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine açıklayasın/bildiresin… 

3:187  Tanrı kendilerine kitap verilenlerden, “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı. 

81:24  O, hiçbir haberi gizlemiyor. 

Kuran zaten açıktır; her şeyi bilen Tanrı tarafından açıklanmıştır! 

11:1  Öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden Haberdar tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır

75:19  Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir. 

Yani peygamber Kuran dışı söz/hadis yazdırmamıştır. Hatta birileri peygambere, “Kuran dışı bir şeyler de söyle.” dediğinde; bu fikir peygamberin aklına yatacak gibi olsa da Tanrı böyle bir şey yapmasını engellemiştir! 

17:73-74  Başka bir şeyi uydurup bize yakıştırman için nerdeyse seni sana vahyettiğimizden ayırıp saptıracaklardı. İşte o zaman seni dost edineceklerdi. Seni sağlamlaştırmasaydık, onlara neredeyse bir parça meyledecektin

22:52  Senden önce, arzularına sapkının karışmadığı hiçbir elçi ve hiçbir peygamberi göndermedik… 

69:44-46  O bize bazı sözler yakıştırsa, biz onu kuvvetle yakalar, sonra ondan vahyi keserdik. 

Hadisleri Kuran’ı örtmek isteyen ve onun anlaşılmayacağını iddia eden inkârcılar ortaya çıkarmışlardır. 

41:26  İnkar edenler, “Kazanmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin” dediler. 

31:6  İnsanlardan öylesi vardır ki, Tanrı yolundan bilgisizce saptırmak için söz/hadis eğlencesi satın alır ve onu alay konusu edinir. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır. 

Peygamber ve Tanrı adına hadis uyduranlar dinin baş düşmanlarıdır. Onlar Tanrı’nın ayetleri dışındakileri hüküm saymış ve Tanrı’nın sözüne karşı gelmişlerdir. 

45:6-7  Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz Tanrı’nın ayetleridir. Tanrı’dan ve ayetlerinden sonra hangi hadisi/sözü onaylıyorlar? Vay haline her uydurukçu günahkarın! 

3:78  Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bükerek kitaba benzetmeye çalışır ve Tanrı katından olmadığı halde, “Bu Tanrı katındandır” derler. Bile bile, Tanrı adına yalan söylerler. 

6:112  İşte böyle, biz her peygambere insanlardan ve cinlerden sapkınları düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. 

5:44 …Tanrı’nın indirdiği ile hüküm vermeyenler inkârcıdır

5:45 …Tanrı’nın indirdiği ile hüküm vermeyenler zalimdir

16:56 …Tanrı’ya andolsun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız

Peygamberleri Tanrı’nın hükmüne ortak edenler -ortak koştuklarını inkâr etseler de- şirk işlerler ve bu affedilmeyecek en büyük günahtır. 

39:65  Sana ve senden öncekilere şöyle vahiy edilmiştir: "Ortak koşarsan, tüm yaptıkların boşa gider ve kaybedenlerden olursun." 

6:22-23  Hepsini topladığımız gün ortak koşanlara, Nerede iddia etmekte olduğunuz ortaklarınız?” Onların tek savunması şu olacak: “Efendimiz Tanrı’ya an­dolsun ki biz ortak koşmadık. 

Kuran dışı kaynakları hüküm sayanlar, Kuran’ın mesajını inkâr ederek kaybolmuşlardır. Bu kişiler -özellikle de şefaat bekleyenler- asıl kaybedenlerdir… 

7:3  Efendinizden size indirileni izleyin, O'ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz! 

32:4  Sizin için O'ndan ayrı bir veli ve şefaatçi yoktur. Öğütten anlamaz mısınız? 

18:102-104 İnkarcılar, benim dışımda kullarımı veliler edinerek kurtulacaklarını mı sandılar? O inkârcıların konağı olarak cehennemi belirledik. De ki: “İş yapanların en kötüsünün kim olduğunu size bildireyim mi? Onlar, iyi iş yaptıklarını zannettikleri halde dünyadaki çabaları boşa çıkanlardır.” 

Ayrıca Tanrı, Muhammed peygamberin sözünü Kuran olarak tanımlar ve “Hal böyleyken nereye gidiyorsunuz?“ diye de sorar…  

81:19  Bu, onurlu bir elçinin sözüdür.

81:20  Güçlüdür; Yönetimin Sahibi katından yetkilidir.

81:21  Kendisine uyulmalı ve güvenilmeli.

81:22  Arkadaşınız deli değildir.

81:23  Onu apaçık bir ufukta görmüştür.

81:24  O, hiçbir haberi gizlemiyor.

81:25  O, kovulan sapkının sözü olamaz.

81:26  Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

81:27  Bu, tüm halklara bir mesajdır.

81:28  Sizden doğru davranmak isteyenler için… 


KURAN’IN HÜKÜMLERİ DIŞINDAKİLER AKIL VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNE BIRAKILMIŞTIR

Bir keresinde Tanrı, Yahudilerin -Tevrat’a sahip oldukları halde- Muhammed peygambere danışmalarını şöyle eleştirilmiştir; 

5:42-43 …Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, istersen yüz çevir. Onlardan yüz çevirdiğin taktirde sana hiçbir zarar veremezler. Hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver. Tanrı adaletli olanları sever. İçinde Tanrı’nın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken nasıl olur da ondan yüz çevirip senden bir hüküm vermeni isterler? Onlar aslında gerçeği onaylamıyor. 

62:5  Kendilerine Tevrat verilip de onun gereğini yerine getirmeyenlerin örneği, kitaplar taşıyan eşeğin durumuna benzer. Tanrı’nın ayetlerini yalanlayan topluluğun durumu ne kötüdür. Tanrı zalim toplumu doğruya ulaştırmaz.

Dolayısıyla Kuran’ı kabul edip, Kuran dışı hüküm arayan da “kitap taşıyan eşek” benzetmesine layıktır. Çünkü Tanrı, bahsedilmeyen konuları Kuran ışığında değerlendirmeni istemiş ve seni özgür bırakmıştır. 

5:101  Ey inananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. Tanrı özellikle onlardan söz etmedi. Tanrı Bağışlayandır, Yumuşaktır. 

“Hangi elle yemek sevaptır?” , “Diş fırçalamak orucu bozar mı?” , “Hangi ayakla tuvalete girilir?” , “Gece tırnak kesilir mi?” , “Mastürbasyon günah mı?” gibi dini hüküm taşımayan soruların cevapları elbette Kuran’da yoktur. 

Zamanında Yahudiler de bu tür soruların cevapları için tıpkı “Hadis ve Sünnet” gibi “Mişna ve Gamara” adında kaynaklar oluşturmuşlardır. Bu kaynaklar; bu kaynakları oluşturanların, bunları uygulayanların ve belki de bu uygulamaları sorgulayanların inkârcı olmalarına sebep olmuştur. 

5:102  Sizden önce bir topluluk o tip soruları sordu da, o sorularından dolayı inkârcı oldular. 

Muhammed’den görüş/fetva isteyenlerin aldığı diğer bir cevap da bu konunun ince mesajıdır… 

4:127  SANA kadınlar hakkında görüş/fetva soruyorlar. De ki: ”TANRI bu kitap yoluyla kadınlar hakkında sizi aydınlatıyor… 


ÖZETLE 

Dinin biricik kaynağı Kuran'dır. 

6:38 …Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık… 

17:9  Bu Kuran en iyi yola ulaştırır ve erdemli davranan müminleri büyük bir ödülle müjdeler.

21:10  Size, size olan mesajı içeren bir kitabı indirmiş bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız?

6:155  Bu da indirdiğimiz kutlu bir kitaptır. Öyleyse size merhamet edilmesi için ona uymalısınız, erdemli davranmalısınız. 

43:43  Sana vahiy edilene sarıl; çünkü sen doğru yoldasın. 

43:44  Şüphesiz ki bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.“

Kuran’ın öğretmeni de açıklayıcısı da Tanrı’dır. Anlaşılamadığı taktirde, ilk olarak O’ndan yardım istenir. 

55:1-2  Rahman, Kuran’ı öğretti

75:19  Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir. 

11:1 …Öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır.” 

20:114  Gerçek Yönetici olan Tanrı çok yücedir. Sana vahyi tamamlanmadan önce Kuran hakkında aceleci olma ve “Efendim, bilgimi arttır” de. 

“Ben, Kuran'a inanıyorum, Müslümanım/teslim olanım.” diyebilmek için bu kitabı okumalısın. Eğer okuyup, inanıyor ve içindeki mesaja göre yaşayacağını söylüyorsan; Kuran’a sımsıkı sarılmalısın. Çünkü geleneklerle oluşturulan uydurulmuş dinleri değil, indirilmiş dini yaşamalısın! Bu kararı verdiğinde çevrenden şöyle sözler duyabilirsin; 

“Alimlerden çok mu biliyorsun?”

“Senin ilmin ne ki?”

“1400 senedir…..”

 “Kuran Müslümanı diye bir şey olamaz”

“Hadissiz, sünnetsiz din olmaz!”

“Şeyhi olmayanın, şeyhi şeytandır!”

“Ehli sünnete iftira ediyor!”

“Sünni/Şii/Alevi/… düşmanı bu!” 

“Gizli Yahudi bu!”

Peygamber düşmanı!” 

Bu kişilere, Kuran’ın ayetleriyle cevap vermek yeterlidir. 

68:35-41  Müslümanlara/teslim olanlara suçlular gibi mi davranalım? Neyiniz var, ne biçim hüküm veriyorsunuz? Yoksa bir kitabınız var da onu mu okuyup duruyorsunuz?  Ve içinde her dilediğinizi bulabiliyorsunuz? Yoksa, dilediğiniz hükmü verebileceğinize dair Diriliş Gününe kadar sürecek bir güvence mi aldınız bizden? Sor onlara, “Bunu kim garanti etmektedir?” 

37:154-157  Size ne oldu, nasıl karar veriyorsunuz? Öğüt almaz mısınız? Yoksa apaçık bir delile mi sahipsiniz? Doğruysanız kitabınızı getirin. 

6:148-149 …De ki: “Yanınızda bize göstereceğiniz herhangi bir bilgi var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz. En güçlü delil Tanrı’nındır…” 

6:38 …Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık… 

10:104 De ki: “Ey halk, dinimden bir kuşku duyuyorsanız, bilesiniz ki, sizin Tanrı'dan başka hizmet ettiğiniz kimselere hizmet etmem. Ben yalnızca, sizin canınızı alan Tanrı'ya hizmet ederim. Gerçeği onaylayanlardan olmakla emredildim.” 

39:11 De ki: “Dini yalnız Tanrı'ya has kılarak, O'na hizmet etmekle emredildim. 

12:108 De ki: "Benim yolum şudur: Açık bir delille Tanrı'ya çağırırım, aynı şekilde beni izleyenler de… Tanrı yücedir, ben ortak koşan birisi değilim.” 

Sorgulamayanlar veya sorgulamaktan korkanlar, hadislere, mezheplere, âlimlere, tarikatlara, cemaatlere, annesine, babasına veya geleneklerine göre yaşayanlar bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da var olmaya devam edecektir. Ancak çoğunluğun yaptığı şey, onun doğru olduğu anlamına gelmez. 

6:116  Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Tanrı’nın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar. 

Kuran yerine rivayetleri takip edenler, Kuran dışı hüküm arayanlar, sakal uzatmayı, misvak kullanmayı din zannedenler; rezilliğe mahkûm edilmişlerdir. 

18:54  Andolsun ki, biz, bu Kuran'da insanlar için her türlü örneği verdik. Fakat insan tartışmaya çok düşkündür.“ 

10:100  Hiçbir kişi Tanrı’nın izni olmadan gerçeği onaylayamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkûm eder. 

Ve bu kişiler yargı gününde, yolunda olduklarını iddia ettikleri Muhammed peygamber tarafından şikâyet edileceklerdir. 

25:27-30  O gün zalim kimse elini ısırıp şöyle der: ”Keşke, elçi ile birlikte aynı yolu tutsaydım. “Vah bana, keşke falancayı arkadaş edinmeseydim. Beni, bana ulaşan mesajdan saptırdı. Gerçekten, sapkın insanı yarı yolda bırakır.” Elçi de "Efendim, halkım Kuran'ı terk etti” der.